Tebliğ

281 SERİ NO'LU TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ

Yayım tarihi kaynakta belirtilmemiş

Tebliğ metni

Vekâlete intikal eden hâdiselerden ve müfettiş raporlarından anlaşıldığına göre, kendilerinden 6183 sayılı Kanunun 9 uncu maddesine göre teminat istenen şahıslara 15 günden aşağı mühlet verildiği, teminatın ne miktar üzerinden isteneceğinde tereddüt edildiği ve haklarında ihtiyati haciz tatbiki gereken şahıslara ait ihtiyati haciz kararlarının ancak bir hafta ilâ onbeş gün içersinde tekemmül ettirildiği anlaşıldığından keyfiyetin aşağıdaki şekilde açıklanmasına lüzum hasıl olmuştur. 1. Malûm olduğu üzere, 6183 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi, 5432 sayılı Kanununun 324 üncü maddesinde sayılan hallere temas eden bir âmme alacağının salınması için gereken muamelelere başlanmış olduğu takdirde vergi incelemesine selâhiyetli memurlarca yapılan ilk hesaplara göre belirtilen miktarlar üzerinden teminat isteneceğini âmirdir. Mezkûr 324 üncü maddeye göre hesapları tetkik edilen şahıslar hakkında âmme alacağının salınması için gereken muameleye başlandığı takdirde vergi incelemesine selâhiyetli memurlarca yapılan ilk hesaplara göre belirtilen miktar üzerinden hem vergi aslını ve hem de kaçakçılık cezasını karşılayacak miktarda teminat istenmesi lâzımdır. 2. Kendilerinden 6183 sayılı Kanunun 9 uncu maddesine göre teminat istenecek şahıslara teminat göstermesi için kaç günlük mühlet verileceği meselesine gelince; bu hususta 6183 sayılı Kanunda bir sarahat yoktur. Yalnız mezkûr kanunun 8 inci maddesi tebliğlerin yapılması ve müddetlerin hesaplanması bakımından Vergi Usul Kanununa atıf yapmıştır. Bu atıf Vergi Usul Kanununun 14-18 inci maddelerinden ibaret üçüncü bölümünün tamamına şamildir. Bu husus 6183 sayılı Kanunun Meclis Umumî Heyetinde müzakeresi esnasında komisyon sözcüsü tarafından da beyan edilmiştir. Bu sebeple teminat taleplerinde verilecek müddetin de Vergi Usul Kanununun 14 üncü maddesi hükmü muvacehesinde 15 günden az olmaması lâzımdır. Ancak, 6183 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi, ihtiyati haciz sebeplerinin mevcudiyeti halinde ihtiyati haczin hiç bir müddetle mukayyet olmaksızın yapılacağını âmir bulunduğundan ihtiyatî haczin gayesine uygun hareket etmek üzere, teminat istenmeden önce derhal ihtiyati hacze geçmesine mezkûr madde hükmü müsait bulunduğu gibi bu şekilde hareket edilmesi de lâzımdır. Filhakika ihtiyati hacizde kanunî müddetlerle dahi bağlı kalınmaz iken bu konuda idarenin vereceği bir mehlin sona ermesini beklemek düşünülemez. Çünkü ihtiyati haciz (sebepleri mevcutsa) hiç bir müddetle mukayyet olmaksızın yapılır. 3. Bilindiği üzere, 6183 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinde 7 fıkra halinde gösterilen hallerden her hangi birinin mevcudiyeti halinde hiç bir müddetle mukayyet olmaksızın alacaklı âmme idaresinin mahalli en büyük memurunun karariyle (Tahsilât 238 seri numaralı genel yazının ikinci paragrafında açıklandığı üzere gerek ihtiyati tahakkuka müstenit ve gerekse bu hal dışındaki ihtiyati haciz sebeplerinin tayin ve takdirinde gerek vergi dairesinin, gerekse ihtiyati haciz kararını verecek makamın çok dikkatli hareket etmesi ve Hazine Hukuku kadar mükellef hukukunu da koruması lâzımdır.) borçlunun mallarına ihtiyati haciz tatbik edilmektedir. Ancak tatbikatta ihtiyati haciz kararlarının geç tanzim ve alacaklı âmme idaresinin en büyük memuruna keza geç tastik ettirilmekte olduğu öğrenilmiştir. Bu süre içersinde mükellef mallarını kaçırmakta, bu suretle de alınan ihtiyati haciz kararlarının tatbikinden beklenen faidenin temini mümkün olmamaktadır. İhtiyatî hacizden maksat âmme alacağını teminat altına almak olduğuna göre mükellefin menkul ve gayrimenkul malları ile sair hak ve alacaklarının kaçırılmasına mani olmak için ihtiyati haciz kararının çok sür'atle tatbiki zaruridir. Binaenaleyh ihtiyati haciz kararlarına müteallik muamelenin vakit geçirmeden tekemmül ettirilmesi icap eder. Bu sebeple haklarında ihtiyati haciz tatbiki kararlaştırılan şahıslara ait haciz kararlarının elden takip edilerek hiç bir gecikmeye mahal vermeden tekemmül ettirilmesi ve bu kararların ihzar, tanzim ve tatbikinde son derece ketum davranılarak mükellefin mallarını kaçırmasına mani olunması icap eder. 4. Yukarıda 3 üncü paragrafta izah edildiği üzere ihtiyati haciz hiç bir müddetle mukayyet olunmaksızın borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile alacak ve haklarına derhal tatbik edilecektir. Ancak mükellefin bu varlıklarının tesbiti bazı hallerde zamana mütavakkıf olduğundan tahsil dairesince bunların tesbiti için geçecek müddet zarfında malların bir kısmının kaçırılması mümkündür. Böyle bir duruma meydan verilmemesi için de, bu hususta Vergi Dairesince azami gayret sarf edileceği tabii olmakla beraber, mükellefin kayıt ve muameleleri üzerinde inceleme yapanların da kayıt ve muamelelerini tetkik ettikleri şahıs hakkında 6183 sayılı Kanunun 9 ve 13 üncü maddeleri gereğince muamele yapılması gerektiğini anladıkları takdirde, mükellefin mevcut malları ile alacak ve haklarını da imkân nisbetinde tesbit ederek vergi dairesine bildirmeleri icap eder. Bilgi edinilmesi ve işbu genel yazı hükmünün sür'atle alâkalılara duyurulması rica olunur.

Kaynak: resmî yayım

Kendi olayınıza uyar mı?

Sorun; cevabın altında hangi maddeye ve hangi belgeye dayandığı yazar. İlk 25 soru ücretsiz.

Ücretsiz sor