285 SERİ NO'LU TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ(*)
Yayım tarihi kaynakta belirtilmemiş
Tebliğ metni
Bir kısım vergi cezaları ile gecikme zamlarının tecil ve tasfiyesine dair kanunMadde 1 _ Genel bütçe ile özel idare ve belediyeler bütçelerine irat kaydedilen bilûmum vergi, resim ve harçlara mütaallik olup, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar kesilmiş veya kesinleşmiş vergi cezaları ile zam cezaları ve uygulanan gecikme zamları 5 yılda ve 5 eşit taksitte tahsil olunur. Birinci taksitin ödeme süresi 1961 yılının Ekim ayı, müteakip taksitlerin ödeme süreleri her yılın Ekim ayıdır. Madde 2 _ Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten evvel kesilmekle beraber itiraz sebebiyle ödeme süresi, birinci maddede yazılı taksit sürelerinden sonraya rastlıyânların geçmiş taksitleri vâde gününden itibaren bir ay içinde ödenir. Madde 3 _ Birinci maddenin şumulüne giren vergi cezaları ile zam cezaları ve gecikme zamlarından bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kesinleşmiş bulunanların % 30 unu Haziran 1961 sonuna kadar ödenmesi halinde bakiye % 70 i, % 40 ının Ekim 1961 sonuna kadar ödenmesi halinde bakiye % 60 ı ve % 50 sinin Şubat 1962 sonuna kadar ödenmesi halinde bakiye % 50 si terkin olunur. Madde 4 _ Bu kanunun birinci maddesinde sözü geçen vergi cezaarı ile zam cezaları ve gecikme zamlarından kanunun yürürlüğe girdiği tarihte henüz itiraz süresi dolmamış olanlarla, itiraz, temyiz ve dâva safhasında bulunanların borçlularından kanunun yürürlük tarihinden itibaren 2 ay içerisinde bağlı oldukları vergi dairesine yazı ile müracaat ederek ceza ve zamma ait itiraz ve davalarından vazgeçtiğini bildirenler hakkında üçüncü madde hükümleri uygulanır. Bu şekilde yazı ile vazgeçme halinde sonradan ceza yönünden itiraz yoluna gidilemiyeceği gibi müracaat zamanında itiraz, temyiz veya dava safhasında bulunan ceza ihtilâfları hakkında ilgili mercilerce bir karar verilemez. Madde 5 _ Yukarıki hükümlerin uygulanmasında nev'i ve doğuşu ayrı olan vergi cezalariyle zam cezaları ve gecikme zamları ayrı ayrı nazara alınır. Madde 6 _ Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Madde 7 _ Bu kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür. Defterdarlık : Bir kısım vergi cezaları ile gecikme zamlarının tecil ve tasfiyesine dair olan ve 3 Mart 1961 tarih ve 10748 numaralı Resmî Gazete ile yayınlanmak suretiyle 3/3/1961 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunan 281 numaralı Kanunun metni yukarıya alınmıştır. Mezkûr kanun birisi, bir kısım vergi ve zam cezalarının taksitlendirilmesi ve diğeri de bunların kısmen terkinine dair iki esas hüküm ihtiva etmektedir. Tatbikatta her hangi bir yanlışlığa meydan verilmemesi için mezkûr kanun hükümleri aşağıda kanun maddelerine mütenazır olarak sıra ile açıklanmıştır. 1. A _ Bu kanuna göre gerek genel bütçeye gerekse il özel idareleri ile belediye bütçelerine irad kaydı icap eden vergi, resim ve harçlara taallûk eden kesinleşmiş vergi cezaları ile zam cezaları ve bahis konusu edilen âmme alacaklarının zamanında ödenmemiş olması itibariyle bunlara vâde tarihinden itibaren uygulanan gecikme zamlarından kanunun neşri tarihine kadar (3/3/1961 tarihine) tahsil edilmemiş bulunanlar beş yılda ve beş müsavi taksitte tahsil edilecektir. Bunlardan 1961 yılına ait birinci taksitin ödeme süresi Ekim 1961 ve diğer yıllara ait taksitlerln ödeme süreleri de müteakip yılların Ekim aylarıdır. B _ Bahis konusu vergi ve zam cezaları ile gecikme zamlarından 2 Mart 1961 tarihine kadar kesilmiş olup da henüz tebliğ edilmemiş olanlarla, tebliğ edilmiş olup ta itiraz süresi dolmamış veya ihtilâflı olması itibariyle kanunun birinci maddesinde mevzuubahis edilen taksit süresinden sonra ödenebilir hale gelenlerin geçmiş taksitleri, Vergi Usul Kanununun 368 nci maddesi ile tâyin edilen ödeme müddetlerinin son gününden itibaren bir ay içinde ödenecek, müteakip taksitler de yukarıda beitrtildiği üzere her yılın Ekim ayında tediye edilecektir. Meselâ, adına 10.000 lira kaçakçılık cezası kesilen ve kanunun yürürlüğe girmesinden evvel tebliğ edilen bir mükellef bu cezaya itiraz etmiş ve kendisine tebliğ edilen itiraz komisyonu kararı 15 Kasım 1962 tarihinde temyiz süresi geçmek suretiyle ceza ödenebilir hale gelmiş ise Vergi Usul Kanununun 368 nci maddesine göre, bu tarihten itibaren bir ay sonra ödenmesi gereken mutahakkak cezanın geçmiş 1961, 1962 yılları taksitlerini teşkil eden 4000 lirası vâde günü olan 15 Aralık 1962 tarihinden itibaren bir ay içinde ve müteakip 2000 liralık üç taksiti de 1963, 1964 ve 1965 yılları Ekim aylarında ödenecektir. C _ Bilindiği üzere 6183 sayılı âmme alacaklarının tahsil usulü hakkındaki kanunun 38 nci maddesi gereğince taksitle ödenmesi gereken âmme alacağının herhangi bir taksidi iâdesinde ödenmezse âmme alacağının tamamı muaccel olur. Ancak, muaccel olan bu alacak için haczedilen mal paraya çevrilmeden evvel bu tarihe kadar yapılan takip giderleri ile alacağın tamamını muaccel kılan taksit riza ile ödenirse diğer taksitler asıl ödeme süresinde tahsil edilir. Binaenaleyh yukarıda etraflıca açıklandığı şekilde tecil edilmiş bulunan ceza ve gecikme zammından bir seneye taallûk eden taksit zamanında ödenmezse taksitlendirilen ceza ve gecikme zammının tamamı muaccel olacağından takip ve tahsiline devam edilecektir. Yalnız alâkalı tarafından takibine tevessül edilen ceza ve gecikme zammının vâdesi geçmiş olan taksidi takip masrafları ile birlikte riza ile ödenirse, eski vaziyet avdet edecek geriye kalan taksitler normal ödeme zamanları içerisinde tahsil edilecektir. 2. A _ Yukarıda mevzuubahis edilen vergi ve zam cezaları ile gecikme zammından borçlu olupda borçları bu kanunun yürürlüğe girdiği 3 Mart 1961 tarihine kadar kesinleşmiş olan şahıslar borçlarının % 30 unu Haziran 1961 ayı sonuna kadar ödedikleri takdirde bakiye % 70 i, % 40 ını Ekim 1961 ayı sonuna kadar ödedikleri takdirde geriye kalan % 60 ı ve % 50 sini Şubat 1962 ayı sonuna kadar ödedikleri takdirde keza bakiye % 50 borçları mahallen terkin edilecektir. B _ Kanunun şumulüne giren vergi cezası ve zam cezaları ile gecikme zammından kanunun yürürlüğe girdiği 3 Mart 1961 tarihine kadar kesilmiş olanlarla, tebliğ edilmiş olmakla beraber henüz itiraz süresini doldurmamış olanlar, itiraz, temyiz veya dava safhasında bulunanlar; borçlularının kanunun yürürlüğü tarihi olan 3 Mart 1961 tarihinden itibaren iki ay içerisinde yazı ile bağlı bulundukları vergi dairesine müracaat ederek ceza ve zamma ait itiraz ve davadan vazgeçtiklerini bildirdikleri ve borclarının % 30 unu Haziran 1961, % 40 ını Ekim 1961 ve % 50 sini Subat 1962 sonuna kadar ödedikleri takdirde (A) fıkrası hükmünden istifade ettirilerek bakiye borçları terkin edilecektir. Terkin edilecek miktarın tâyininde daima müracaat anında ihtilâf hangi kaza merciince karara bağlanmış ise o kaza merciinin kararındaki miktar nazarı itibare alınacaktır. Meselâ mükellef adına 200.000 liralık vergi cezası kesilmiştir. Muhatap kesilen cezaya itiraz komisyonu nezdinde itiraz etmiş ve itiraz komisyonu cezayı 100.000 liraya indirmiş ve İtiraz Komisyonunun bu kararı aleyhine mükellef veya vergi dairesi tarafından Temyiz Komisyonununa müracaat edilmiş olsa ve mükellef bu safhada itirazdan vazgeçtiğini bildirse, itiraz komisyonu kararına müstenit olan 100.000 lira nazarı itibara alınacak 30.000 lirası 30 Haziran 1961 tarihine kadar ödendiği takdirde bakiye 70.000 lirası terkin edilecektir. Ancak, bu şekilde itiraz veya dava safhasındaki taleplerinden vazgeçen şahıslar sonradan ceza yönünden itiraz yoluna gidemiyecekleri gibi bu kabil itirazlar'da itiraz ve temyiz komisyonları ile Devlet Şûrası tarafından tetkik edilerek karara bağlanamıyacaktır. Mükelleflerin itirazdan vazgeçmeleri halinde de bu kabil taleplerinin kaza mercilerine intikal etmeden evvel bu mercilerce ihtilâf hakkında karar verilmesi muhtemel bulunduğundan böyle bir durumunun zuhuruna meydan verilmemesi için bu kabil vaz geçme talepleri yazı veya telgrafla aynı gün alâkalı mercie bildirilecektir. Bu tedbirlere rağmen karar verilmiş olursa, süresinde kaza mercilerine müracaat edilerek kararın icanun hükümlerine muhalif bulunduğu mucip sebebi ile bozulması veya tashihi talep edilecektir. C _ Kanunun 4 üncü maddesinde açıklandığı şekilde mükelleflerin itiraz veya davadan vazgeçmeleri sadece vergi ve zam cezaları ile gecikme zammına münhasırdır. Mükelleflerin bu ceza ve gecikme zammının bağlı olduğu vergi asıllarına itiraz ve dava hakları mahfuzdur. Ancak, vergi asıllarına yapılacak itiraz, temyiz ve açılacak dava neticesinde verginin kısmen veya tamamen terkinine karar verilmesi halinde, bunun mezkûr vergilere bağlı vergi ve zam cezaları ile gecikme zammından evvelce vazgeçme sebebi ile tahsil edilen alacaklara bir tesiri yoktur. Bu sebeble tahsil edilen miktarlardan herhangi bir şey iade edilmiyecektir. D _ Kanunun 3 ve 4 üncü maddelerine göre terkin edilecek olan vergi ve zam cezaları ile gecikme zamları evvelemirde kanun numarasından bahsedilmek suretiyle verilecek meşruhatla mükellef hesap kartı veya müfredat defterlerinden mahallen terkin edilecektir. Bu şekilde bir gün içerisinde terkin edilen vergi ve zam cezaları ile gecikme zammı toplanarak o gün akşam alâkalı tahakkuk yevmiye defteri ile esas defterinin tahakkuk tablosundan bir kalemde tenzil edilerek gerekli meşruhat verilecektir. 3. Kanunun 5 nci maddesinde gerek tecil edilen gerekse kısmen yapılacak ödemeler sonunda terkin edilecek olan vergi ve zam cezaları ile gecikme zamlarının nev'i ve doğuşu itibariyle ayrı ayrı nazara alınacağı hükme bağlanmış bulunmaktadır. Binaenaleyh kanun hükümlerinin tatbikinde bir mükellefin muhtelif yıllardan veya muhtelif vergilerden olan vergi ve zam cezaları ile gecikme zamlarının taksitlendirilmesinde yahutta terkininde her biri ayrı ayrı nazarı itibara alınacaktır. 4. Bahis konusu edilen kanunun birinci maddesi ile taksitlendirilen vergi ve zam cezaları ve gecikme zamlarının ödeme süresi her yılın Ekim ayı olarak tesbit edilmiştir. Bu vaziyete göre taksite bağlanmış bulunan vergi ve zam cezaları ile gecikme zamlarının birinci taksiti Ekim 1961 ayı içinde diğerleri de müteakip yılların Ekim ayları içinde ödenecektir. Binaenaleyh bu alacakların ödeme müddeti hususi kanunları ile tâyin edilen ödeme sürelerinden daha ileri bir tarihe alınmış bulunmaktadır. Bu duruma göre mezkûr vergi cezaları ile gecikme zamlarının artık hususî kanunlarında tâyin edilen ödeme müddetleri içerisinde ödenmediği mülâhazası ile borçluları hakkında icraî takibat yapmak mümkün olmadığı gibi evvelce bu hususta konulan hacizlerin devam ettirilmesi de kabil değildir. Bu sebeble kanunun birinci maddesi gereğince taksitlendirilen vergi cezaları ve zam cezaları ile gecikme zamlarından dolayı, hususî kanunları ile tâyin edilen ödeme müddetinin geçmiş olması itibariyle borçluları hakkında tatbik edilen hacizler derhal kaldırılacaktır. Ancak 6183 sayılı âmme alacaklarının tahsil usulü hakkındaki kanun hükümleri dairesinde, mezkûr kanundaki sebeblerin mevcut olması dolayısiyle ve âmme alacağını teminat altına almak mülâhazaslyle gerek yapılan ihtiyati tahakkuk dolayısiyle gerekse doğrudan doğruya konulan ihtiyati hacizler kaldırılmıyacaktır. Bu hacizler eskiden olduğu gibi normal seyrini takip edecektir. Bilgi edinilmesi ve kâfi miktarda gönderilen bu genel yazı hükmünün sür'atle alâkalılara duyurulması rica olunur. (*) Güncelliği Kalmamıştır.
Kaynak: resmî yayım
Kendi olayınıza uyar mı?
Sorun; cevabın altında hangi maddeye ve hangi belgeye dayandığı yazar. İlk 25 soru ücretsiz.