Tebliğ

300 SERİ NO'LU TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ(*)

Yayım tarihi kaynakta belirtilmemiş

Tebliğ metni

Bir kısım vergi cezaları ile gecikme zamlarının tecil ve taksitlendirilmesi hakkındaki 281 sayılı Kanunun tecil hükümlerinden sadece muayyen müddet içerisinde müracaat eden borçluların istifade ettirilerek bu süre içerisinde müracaat etmeyenlerin taksitlendirilme hükümlerinden istifade ettirilmediği Bakanlığa intikal eden hadiselerden öğrenildiğinden keyfiyetin tavzihine lüzum hasıl olmuştur. Bilindiği üzere bir kısım vergi cezaları ile gecikme zamlarının tecil ve tasfiyesine dair olan 281 sayılı Kanunun birinci maddesi ile, bu kanunun yürürlük tarihine kadar (3/3/1961 tarihine kadar) kesilmiş veya kesinleşmiş olan vergi cezalariyle zam cezaları ve gecikme zamlarından bu tarihe kadar tahsil edilmemiş bulunanlar ilk taksit Ekim 1961 ayından başlamak üzere, beş yılda ve beş müsavi taksitte ödenmek suretiyle tecil edilmiş bulunmaktadır. Kanunun bu hükümlerinden istifade etmek için borçlular tarafından herhangi bir müracaat yapmaya lüzum yoktur. Bu tecil ve taksitlendirme hükmü vergi daireleri tarafından resen nazarı itibare alınacaktır. Kanunun ikinci maddesine göre, bunlardan itiraz sebebi ile ödeme müddeti birinci taksitten sonraya (Ekim 1961 den sonraya) raslayanların geçmiş taksitleri Vergi Usul Kanununun 368 inci maddesi ile tayin edilen ödeme müddetinin son gününden itibaren bir ay içinde ödenecek, müteakip taksitler de her yılın Ekim ayında tediye edilecektir. Ancak bu taksitler zamanında ödenmediği takdirde borçluları hakkında tahsilât 285 seri numaralı genel yazının 1 inci maddesinin (C) fıkrasında açıklandığı üzere muamele yapılacaktır. Borçluların istifadeleri, müracaatlarına bağlı olan kanun hükümleri ise, tamamen ihtilâfların tasfiye ve borçların kısmen terkinine matuf olup bu hükümleri yukarıda bahsedilen ve vergi Dairelerince resen nazarı itibare alınması gereken tecil hükümleri ile karıştırmamak lâzımdır. Zira kanunun 4 üncü maddesinde yer alan bu hükme göre, borçlular kanunun mevzuuna giren vergi cezası ve zam cezası ile gecikme zammından olan ve kanunun yürürlüğe girdiği tarihte ihtilâflı bulunan bu ceza ve zamma ait muayyen süre içerisinde (3/3/1961 tarihinden itibaren iki ay içerisinde) vergi dairesine yazı ile müracaat ederek itiraz ve dâvalarından vazgeçtiklerini bildirerek rızaen borçlarının, Haziran 1961 ayı sonuna kadar % 30 unu, Ekim 1961 ayı sonuna kadar % 40 ını ve Şubat 1962 ayı sonuna kadar da % 50 sini ödedikleri takdirde 3 üncü madde gereğince borçlarının bakiyelerinin terkin edilmesi icap etmektedir. Bu borçlular muayyen müddet içerisinde böyle bir müracaatta bulunmadıkları ve gösterilen nisbetler dairesinde ödemede bulunmadıkları takdirde haklarında kanunun bahis konusu edilen terkin hükümleri tatbik edilmiyecek, fakat bu borçlular Hâkkında yukarıda birinci maddede açıklanan esaslar dairesinde kanunun tecil hükümleri tatbik edilecektir. Bilgi edinilmesi ve tatbikatta buna muhalif olan muamelelerin derhal ıslâhı ile keyfiyetin sür'atle kazalara da duyurularak vatandaşların haklı şikâyetlerine meydan verilmemesini rica ederim. (*) Güncelliği Kalmamıştır.

Kaynak: resmî yayım

Kendi olayınıza uyar mı?

Sorun; cevabın altında hangi maddeye ve hangi belgeye dayandığı yazar. İlk 25 soru ücretsiz.

Ücretsiz sor