Tebliğ

303 SERİ NO'LU TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ(*)

Yayım tarihi kaynakta belirtilmemiş

Tebliğ metni

Bazı suç ve cezaların affına dair olup 23/2/1963 tarih ve 11342 nıükerrer sayılı Resmî Gazetede yayımlanmak suretiyle aynı tarihte yürürlüğe girmiş bulunan 218 sayılı Kanunun tatbikatında Bakanlığımız yönünden aşağıdaki hususların belirtilmesi lüzumlu görülmüştür. 1. Mezkûr kanunun birinci maddesinde aynen : "15/2/1963 tarihine kadar işlenmiş olan suçlardan : A _ Taksirli cürümlerle kanunların suçu tesbit eden aslî maddesinde, yukarı haddi 5 seneyi geçmeyen hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile yahut yalnız veya birlikte olarak para cezası ile cezalandırdığı veya müsadereyi yahut bir meslek veya sanatın yapılmamasını veyahut bu cezalardan birini veya birkaçını istilzam eden fiiller hakkında takibat yapılmaz. B _ 4 sene ve daha az hürriyeti bağlayıcı bir cezaya ve bu miktarı aşmıyan hürriyeti bağlayıcı ceza ile birlikte veya müstakilen hükmedilmiş para cezasına mahkûm olanlar, fer'î ve mütemmim cezalar ile ceza mahkûmiyetlerinin neticelerine de şâmil olmak üzere affedilmişlerdir. C _ Müstakilen 5 seneden fazla hürriyeti bağlayıcı bir cezaya veya bununla birlikte para cezasına mahkûm edilenlerin hürriyeti bağlayıcı cezalarının 5 senesi ve para cezalarının da üçte biri affedilmiştir." denilmiştir. Buna nazaran 15 Şubat 1963 tarihine kadar işlenmiş suçlar için bu maddenin (A) bendi mezkûr devrede işlenen suçlara, (B) bendi de hükmedilmiş ve katileşmiş cezalara ait olmak üzere mumumi affa; (C) bendi ise, hükmolunan cezalardan bir kısmı bu kanuna tabi tutulmuş olması bakımından, hususi affa taallûk etmektedir. 2. Kanunun 4 üncü maddesiyle kayıtlayıcı bir hüküm sevkedilerek "113 sayılı Af Kanununun 134 sayılı Kanunla değişik 1 inci maddesinin B ve C bentlerinden faydalananlarla bunların 27/5/1960 tarihinden sonra işledikleri suçlar hakkında bu kanunun 1 inci maddesi uygulanmaz." denilmek suretiyle bahis konusu birinci maddedeki hükmün şümul sahası tâyin edilmiştir. Bu madde gereğince 27/5/1960 tarihinden önce işledikleri suçlar dolayısiyle mahkûm oldukları para cezaları hakkında 113 sayılı Kanunun değişik 1 inci maddesinin (B) ve (C) bendine göre muamele yapılanlarla bu şahısların mezkûr tarihten sonra işledikleri suçlar af dışında bırakılmıştır. Binaenaleyh aftan faydalanacakların tâyininde bu hususun gözden uzak tutulmaması icap etmektedir. 3. Bahis konusu birinci maddenin (B) bendi ile 15/2/1963 tarihinden önce işlenen suçlardan dolayı beş sene ve daha az hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile veya bu miktarı aşmıyan hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile birlikte veya müstakilen para cezasına mahkûm olanların bu cezaları, mütemmim ve fer'ileri ile birlikte ve ceza mahkûmiyetinin bütün neticelerine şâmil olmak üzere affedilmiştir. Madde metninde bahis konusu edilen para cezalarının mahiyeti hakkında herhangi bir tasrih yapılmamıştır. Bu itibarla birinci maddenin (B) bendi hükmünden istifade eden şahıslar adına askerî ve adlî mahkemeler tarafından kanunlarına göre suç teşkil eden fiiller karşılığında tertiplenen cezai karakteri haiz ve terhibi mahiyette verilen âmme ve tazminat kabilinden olan para cezaları tamamen affedilmiştir. Affedilen bu para cezalarından kanunun neşir tarihi olan 23 Şubat 1963 tarihine kadar tahsil edilmemiş olanların artık tahsiline imkân olmadığından bunlar aşağıda açıklandığı şekilde kayıtlardan çıkarılacaktır. Ancak, Türk Ceza Kanununun 120 nci maddesi gereğince affın şahsi haklara bir tesiri olmıyacağından umumi ve askeri mahkemelerle askerî adlî âmirliklerce mutazarrır taraf sıfatiyle hazine lehine olarak karar altına alınan ve bu suretle hazinenin bir zararı karşılığı bulunan bilcümle şahsi haklar affın şümulü haricinde kalacağından bunların kendi usul ve esasları dairesinde takip ve tahsili lâzım gelecektir. Bu sebeple, halen kayıtlarda mevcut tazminat ve âmme para cezaları hakkında yapılacak muamelenin katî şekilde tesbiti için alacağın dayandığı ilâm tetkik edilecek; bunlar, yukarıda açıklandığı şekilde, hazinenin şahsî haklarına taallûk ediyorsa affın şümulü haricinde bırakılacaktır. Bahis konusu maddenin (C) bendi ile 15/2/1963 tarihine kadar işlenmiş olan suçlardan dolayı beş seneden fazla hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile veya bununla birlikte para cezasına mahküm olanların bu cezaları üçte bir nisbetinde indirilmiş bulunmakla bunlardan Cumhuriyet Savcılıklarınca tahsili mümkün olmadığından 6183 sayılı Kanun hükümleri dairesinde tahsili için vergi dairelerine devredilmiş bulunan para cezalarından tenzil edilecek miktar C. Savcılıklarından sorulmak suretiyle tesbit ve tenzilden sonra kalan bakiye takip ve tahsil edilecektir. 4. Birinci maddenin (B) bendinde sözü edilen af ceza mahkûmiyetinin bütün neticelerine şâmil olduğundan umumi bir af mahiyetindedir. Türk Ceza Kanununun 120 nci maddesi gereğince umumi aftan neşet eden sukut hazinenin masarifi muhakemenin mütalebe hakkını dahi ıskat eder. Bu sebeple mezkûr fıkra hükmünden istifade eden suçluların muhakeme harç ve masrafından olan borçları da tamamen affedilmiştir. (Yalnız yukarıda işaret edildiği gibi bu affın şahsi haklara tesiri olmadığından, bu şahsi haklara müteferri harç ve masraflar da tabiatiyle affedilmemiştir) . Bu kabil şahısların kanunun neşri tarihine (23/2/1963 tarihine) kadar tahsil edilmemiş olan muhakeme harç ve masraflarının da artık tahsiline imkân kalmamıştır. Bu kabil muhakeme harç ve masrafları da para cezalarında olduğu gibi keza kayıtlardan çıkarılacaktır. Yalnız Türk Ceza Kanununun 120 nci maddesinin ikinci fıkrası ile, ceza mahkûmiyeti zımnında mahkemelerce hükmedilen muhakeme harç ve masrafları umumi affa tabi tutulmuş olduğundan hukuk mahkemelerince hükme bağlanmış bulunan muhakeme harç ve masraflarının Af Kanunu ile bir alâkası yoktur. Binaenaleyh Hukuk mahkemelerince hükmedilen muhakeme harç ve masrafları ile Hazinenin şahsi hakkına taallûk dâvalarda ceza mahkemeleri tarafından lıükmedilen muhakeme harç ve masrafları terkin edilmiyerek eskiden olduğu gibi takip ve tahsil edilecektir. Terkine tabi tutulacak muhakeme harç ve masraflarının tesbitinde bilhassa bu hususun da dikkatle gözönünde bulundurulması lâzımdır. 5. Birinci maddenin (C) bendi ile, beş seneden fazla hürriyeti bağlayıcı bir cezaya veya bu ceza ile birlikte para cezasına mahkûm edilenlerin para cezaları üçte bir nispetinde indirilmiştir. Bu fıkra hükmü hususî bir af mahiyetindedir. Türk Ceza Kanununun 98 inci maddesi gereğince hususî af mütemmim ve fer'i cezalara tesir etmiyeceği gibi masarifi muhakemenin mütalebe hakkını da ıskat etmiyeceğinden bu fıkra hükmünden istifade eden şahıslara ait muhakeme harç ve masraflarının tahsiline devam edilecektir. 6. 3257 sayılı Kanuna göre malî durumları müsait olan mahkûmlardan tahsili icap eden yiyecek bedelleri hazinenin şahsî hakkına ve hazine tarafından evvelce sarfolunan bir paraya taallûk etmekte olması itibariyle, ceza mahkûmiyetlerinin neticelerinden addedilerek Türk Ceza Kanununun 120 nci maddesine istinaden mahkûmiyetle birlikte affa tabi tutulması mevzubahis olmayacağından bunların takip ve tahsiline devam edilecektir. 7. Kanunun 7 nci maddesinde : "Bu kanun hükümlerinin "Taksirli suçlar hariç Hâkimler ve Memurin Kanunları ile bunlara ek kanunlara ve sair hususî kanunlara tevfikan verilmiş ve verilecek idarî ve inzibatî karar veya yapılmış ve yapılacak işlemlere ve subay, askerî memur ve astsubayların cezalarının hukukî neticelerinden olan rütbenin kaydedilmesi ve orduya subay, askerî memur, astsubay olarak kabul olunmamak ve askerî nispetin kesilmesi işlemlerine şümulü yoktur. Ancak 1 inci maddenin (B) bendinden faydalanan askerî ve sivil şahısların emeklilik hakları geri verilir." denilmek suretiyle idarî ve inzibatî karar ve muameleler affın şümulü haricinde bırakılmıştır. Bu sebeple adlî, askerî ve idarî merciler tarafından verilen ve terhibi mahiyette olmayıp doğrudan doğruya inzibatî bir mahiyet ve karakter taşıyan para cezaları affın şümulü haricinde kaldığından bunların takip ve tahsiline devam edilecektir. 8. Kanunun 9 uncu maddesinde : "1961 yılı sonuna kadarki dönemlere ait olarak mükellefler veya sorumlular adına kesilmiş olup bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar tahsil edilmemiş olan vergi cezalarından, usulsüzlük cezalarının tamamı, kusur ve kaçakçılık cezalarının yarısı affedilmiştir. Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra 31/12/1961 tarihine kadarki dönemlere ait olmak üzere kesilecek usulsüzlük, kusur ve kaçakçılık cezaları hakkında da yukardaki hükümler uygulanır. 1961 yılı sonuna kadarki dönemlere ait olarak, Vergi Usul Kanununa göre ceza mahkemelerince hükmolunup bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte infaz edilmemiş bulunan hileli vergi suçlarına ait cezalar affedilmiştir." hükmü vaz'edilmiştir. Madde, birisi kaçakçılık, kusur ve usulsüzlük cezalarının kısmen terkinine, diğeri de hükmedilmiş ve katileşmiş olup bu kanunun yürürlüğe girdiği 23/2/1963 tarihine kadar infaz edilmemiş bulunan hileli vergi suçlarına ait cezaların affına dair iki esas hüküm ihtiva etmektedir. Birinci fıkrada yer alan hükme göre 1961 takvim yılı ve daha evvelki dönemlere ait olarak mükellefler veya sorumlular adına kesilerek usulü dairesinde tahsilâta intikal ettirilmiş olup da kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar tahsil edilmemiş kaçakçılık ve kusur cezalarının yarısı, usulsüzlük cezalarının ise tamamı terkine tabi tutulmuştur. Madde metninde geçen 1961 yılı sonuna kadarki dönemlerden kasıt müteakip fıkrada işaret edildiği üzere 31/12/1961 tarihine kadarki dönemlerdir. Maddede ayrıca mezkûr cezaların tahsil edilmemiş bulunması kaydına yer verildiğinden bu kanunla getirilen affın yürürlük tarihinden önce tahsil edilmiş olan cezalara bir tesiri yoktur. Mezkûr maddenin ikinci fıkrası affın şümul sahasını biraz daha genişleterek 31/12/1961 tarihine kadarki dönemlere ait olmak üzere kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra kesilecek vergi cezalarını da birinci fıkradaki hükmün içine almıştır. Terkin hükümlerinin tatbikinde herhangi bir hataya mahal bırakılmamasını teminen kanunun yürürlüğe girdiği tarihte vergi cezasının tahakkukunun tahsilâta intikal ettirilmiş olup olmadığı hususuna dikkat edilecektir. Bu kanunun şümulüne giren vergi cezalarından henüz tahakkuku tahsilâta intikal ettirilmemiş olan kaçakçılık, kusur ve usulsüzlük cezaları tahakkukları verilirken tahakkuk servisince Af Kanunu ile ilgilendirilecek ve tahakkuku ona göre verilecektir. Halen ödenmesi gereken safhaya gelmiş olup da tahsil servisi kayıtlarına intikal etmiş ve fakat 23/2/1963 tarihine kadar tahsil edilmemiş bulunan vergi cezaları gereken tenzilâta tabi tutulduktan sonra bunlardan kaçakçılık cezaları ile kusur cezalarının bakiyelerinin tahsiline devam olunacak ve tenzil edilen miktarlar mahallen kayıtlardan düşülecektir. Kazai mercilerin tetkikine intikal etmiş olup da henüz bu mercilerce karara bağlanmamış bulunan vergi cezalarına gelince; bu mercilerden sâdır olacak kararı müteakip kararda gerekli tenzil yapılmadığı takdirde tahakkuku tenzilâtlı miktara göre verilecektir. 9. Bu kanunla tahsilinden sarfınazar edilen para cezaları, muhakeme harç ve masrafları ile terkine tabi tutulan kaçakçılık, kusur ve usulsüzlük cezalarının ilgili mefredat kayıtları veya mükellef hesap kartlarına kanun numarasından bahsedilmek suretiyle gerekli meşruhat verilecek ve tahakkuk yevmiye defteri ile esas defterinin tahakkuk kayıtlarından tenzil ve terkin edilecektir. 10. Bu kanuna göre affa uğrayan muhakeme harç ve masrafları, para cezaları ile kaçakçılık, kusur ve usulsüzlük cezalarından işbu kanunun neşir tarihi olan 23/2/1963 tarihinden sonra tahsil edilmiş bulunanlar varsa, 6183 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi gözönünde tutularak fazlası ilgililerin reddedilecektir. Bilgi edinilmesi ve keyfiyetin derhal ilgililere tebliği ile gereğince muamele ifasını rica ederim. (*) Güncelliği Kalmamıştır.

Kaynak: resmî yayım

Kendi olayınıza uyar mı?

Sorun; cevabın altında hangi maddeye ve hangi belgeye dayandığı yazar. İlk 25 soru ücretsiz.

Ücretsiz sor