Tebliğ

65 SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ

Resmî Gazete: · sayı

Tebliğ metni

4/l/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun bazı maddelerinin değiştirilmesi ve bu kanuna bazı hükümler eklenmesi hakkındaki 19/2/1963 tarihli ve 205 sayılı Kanun hükümleri evvelki Genel Tebliğlerimizde kısmen izah edilmişti. Bu Genel Tebliğde ise, 205 sayılı Kanunun 22 nci maddesi ile Vergi Usul Kanununa (376 ncı maddeyi takiben) eklenmiş olan uzlaşma hükümleri açıklanmış ve uzlaşma komisyonlarının yetkileri belirtilmiştir. 205 sayılı Kanunun getirdiği uzlaşma müessesesinin vergi hukukumuzda ilk defa yer aldığı malumdur. Bu suretle bu müessese ile, Vergi Usul Kanununun 1 inci maddesine dahil olup, re'sen veya ikmalen tarh ve tebliğ edilen ve nevileri ve tavanları Bakanlığımızca (İl Özel İdarelerine ve Belediyelere ait vergi, resim ve harçlarda İçişleri Bakanlığınca) tayin olunan vergilerin ve bunlara ilişkin cezaların tahakkuk edecek miktarı bakımından idarenin mükellef veya cezaya muhatap olanlarla uzlaşması konusundaki esas ve şartlar tanzim edilmiş bulunmaktadır. Bilindiği gibi, Vergi Usul Kanununun 22 nci maddesiyle (tahakkuk) kelimesinin anlamı (tarh ve tebliğ olunan verginin ödenmesi gereken bir safhaya gelmesidir.) şeklinde ifade edilmiştir. Binaenaleyh, uzlaşma hükümleri ile mevzu esas ve şartlar dahilinde, idare ile mükellef veya ceza muhatabı arasında vergi ve cezanın tahakkuk edecek miktarı bakımından uzlaşma vaki olduğu ahvalde, tarh ve tebliğ olunan vergi ve vergi cezasının uzlaşılan miktarının tahakkuk ettirilmesi ve tahsil olunması iktiza etmektedir. Aşağıda, bu husustaki hükümlerin ne suretle uygulanacağı madde numaraları sırasına göre açıklanmış ve uzlaşma komisyonlarının Bakanlığımızca tesbit olunan yetkileri de belirtilmiştir. 1- (Ek Madde - 1 ) Resen veya ikmalen tarh ve tebliğ edilmiş olan vergilerle bunlara ilişkin vergi cezalarının uzlaşma mevzuu olabilmesi için : I _ Tarhiyatta, Vergi Usul Kanununun 116, 117 ve 118 inci maddelerinde yazılı vergi hatalariyle bunun dışında her türlü maddi hata bulunmuş olması, II _ Tarhiyatta aynı kanunun 369 uncu maddesinde yazılı şekilde yanılma halinin mevcut olduğunun mükellef veya ceza muhatabı tarafından iddia edilmesi, III _ Vergi ziyaına (Madde : 341 - 342 sebebiyet verilmesinin veya usulsüzlük fiilinin (Madde 351) işlenmesinin; mükellef veya ceza muhatabı tarafından kanun hükümlerine gereği kadar nüfuz edememekten ileri geldiğinin iddia olunması, IV _ Müphem, yoruma mütehammil bulunan hususlarda mükellefin veya cezaya muhatap olanların yanılmış bulunmaları, V _ Tarhiyatı veya ceza kesmeyi gerektiren sebeplerin, Vergiler Temyiz Komisyonu ile Danıştay veya Maliye Bakanlığı tarafından, mümasil hadiselerde başka yönden mütalaa edilmiş bulunması,(1) Lazım gelmektedir. Bu itibarla resen veya ikmalen tarh ve tebliğ edilmiş olan vergilerden nevileri ve tavanları bu Genel Tebliğin 2 nci maddesinde gösterilmiş bulunan vergi ve cezalarda yukarıda belirtilen beş hal dışında uzlaşma bahis konusu olamıyacağından uzlaşma hükümlerinin tatbikinde bu hususların önemle gözönünde bulundurulması gerekir.(2) 2 _ (Ek Madde - 2) Vergi Usul Kanununun 1 inci maddesinin şumulüne dahil olup resen veya ikmalen tarh ve tebliğ edilmiş olan vergi, resim ve harçlardan hangileri için uzlaşma yoluna gidilebileceğini ve uzlaşma komisyonlarının uzlaşabilecekleri en çok vergi ve cezanın miktarını tayin hususunda ek 2 ve 3 üncü maddelerle Bakanlığımıza (İl Özel İdarelerine ve Belediyelere ait vergi, resim ve harçlarda İçişleri Bakanlığına) yetki tanınmıştır. Bakanlığımıza tanınmış olan bu yetkiye müsteniden : I _ İkmalen veya resen tarh ve tebliğ edilmiş olan vergilerde uzlaşmanın şimdilik, gelir, kurumlar, gider, veraset ve intikal vergilerine ve bu vergilere ilişkin olarak tebliğ edilmiş bulunan usulsüzlük, kusur ve kaçakçılık cezalarına hasredilmesi,(3) II _ Vergi ve ceza ayrı ayrı mütalaa edilerek : a) Uzlaşmaya konu teşkil eden vergilerde, ilçe uzlaşma komisyonları için 5.000 lirayı, İl Uzlaşma Komisyonları için 20.000 lirayı (Adana, Ankara, Bursa, İstanbul, İzmir İl Uzlaşma Komisyonları için 20.000 lirayı) aşmaması, ancak iller arasında eşitliğin sağlanması bakımından yukarıda parantez içinde adları yazılı iller haricindeki yerlerde 50.000 liralık tavanı aşmamak şartiyle Bakanlığmızdan münferit yetki istenilmesi, b) Kaçakçılık ve kusur cezalarında tefrik yapılmaksızın, ilçe uzlaşma komisyonlarınca 15.000 lirayı il uzlaşma komisyonlarınca 60.000 lirayı (Adana Ankara, Bursa, İstanbul, İzmir İl Uzlaşma Komisyonlarınca 150.000 lirayı) aşan cezalar için Bakanlığımızdan münferit yetki talep olunması, c) Usulsüzlük cezalarında kesilen ve tebliğ olunan miktar için Bakanlığımızdan münferit yetki istihsaline mahal olmayıp tamamının uzlaşma konusu yapılması, uygun görülmüştür.(4) Yukarıda belirtilen vergi cezaları için miktar bakımından Bakanlığımızdan münferit yetki talebini tazammum eden yazının gerekli olmasına ve mukteza tayinine elverişli ve kafi bilgileri ihtiva etmesine bilhassa itina edilmesi ve bu suretle bu konuda Bakanlığımızca süratle karara varılması için başkaca bilgi ve belge istenilmesine mahal verilmemesi icap eder. Kanunun bu hükümlerine müsteniden uzlaşma yoluna gidilmesi vergi ve cezalar için Vergi Usul Kanununda kabul edilmiş bulunan itiraz süresini kestiği ve bu suretle verginin tahakkuk ve tahsilini geciktirdiği de gözönünde tutularak yetki hususunda Bakanlığımıza yapılacak müracaatın her işe tercihen ve süratle ifası lazım gelir. 3. (Ek Madde - 3) Genel bütçeye giren ve bu tebliğin 2 nci maddesinin I işaretli paragrafında gösterilen vergi ve cezalara ilişkin uzlaşma taleplerinin tetkiki için üçer kişilik İl ve ilçe Uzlaşma Komisyonları kurulmuştur.(5) a) İl Uzlaşma Komisyonu : Bu komisyon Defterdarın veya teşkil edeceği zatın başkanlığında gelir müdürü ile alakalı vergi dairesinin müdürünün iştirakiyle toplanır. Şayet İl merkezinde müstakil vergi dairesi kurulmamış ise, komisyon, defterdarın başkanlığında gelir müdüründen ve defterdarlıkça gelir memurları arasından seçilerek bir memurdan terekküp eder. b) İlçe Uzlaşma Komisyonu : Müstakil vergi dairesi bulunan ilçelerde uzlaşma komisyonu, vergi dairesi müdürünün başkanlığında vergi memurlarından ikisinin iştirakiyle kurulur. Ancak, ilçede müstakil vergi dairesi yoksa, o ilçedeki uzlaşma komisyonu mal müdürünün başkanlığında vergi memurlarından ikisinin iştirakiyle toplanır. İl ve İlçe Uzlaşma Komisyonlarında müzakere nisabı üçtür. Bu itibarla uzlaşma komisyonunun tam mürettebi ile yani bir başkan ve iki üyenin huzuriyle toplanması şarttır. Bu komisyonlarda karar nisabı ise üçte ikidir. Buna göre komisyonda müzakere konusu olan hususun oybirliğiyle karara bağlanması mümkün olamıyan ahvalde üçte iki çoğunlukla ittihaz olunacak karar veçhile işlem yapılması iktiza eder. Vergi Usul Kanununun (Başkanın bulunduğu tarafın ekseriyet sayılacağı) hakkındaki 89 uncu maddesi hükmünün uzlaşma komisyonları için tatbiki bahis konusu değildir. 4. (Ek Madde - 4) Uzlaşma için mükellef veya cezaya muhatap olanın bizzat veya resmi vekaletini haiz Vekilinin, tüzel kişilerin, küçüklerin, kısıtlıların, vakıflar ve cemaatlar gibi tüzel kişiliği olmayan tüşekküllerin kanuni temsilcilerinin dilekçe ile yetkili uzlaşma komisyonuna baş vurmaları lazım gelmektedir. Bu itibarla uzlaşma talebini muhtevi dilekçelerin mükellefin veya ceza muhatabının mensup olduğu vergi dairesinin bulunduğu il ve ilçede kurulmuş olan uzlaşma komisyonuna verilmesi lazım gelir. Ancak, Ankara, İstanbul ve İzmir'de Belediye sınırları içindeki müstakil vergi dairelerinin vazife sahaları aynı sınırları içindeki müteaddit ilçelere sari olduğu için, anılan yerlerde Belediye sınırları içindeki müstakil vergi dairelerince tarh ve tebliğ edilmiş olan yukarıda 2 nci maddenin I işaretli paragrafında belirtilen vergi ve vergi cezaları ile ilgili uzlaşma yetkisinin, il uzlaşma komisyonuna verilmesi, ek 3 üncü madde ile Bakanlığımıza tanınmış olan yetkiye müsteniden uygun görülmüştür. Bu itibarla : I _ Adları geçen yerlerdeki mükelleflerin, bağlı oldukları müstakil vergi dairelerince namlarına tarh ve tebliğ edilmiş olan yukarıda ikinci maddenin I işaretli paragrafında belirtilen vergi ve vergi cezaları için uzlaşma dilekçesini, o yerde yetkili uzlaşma komisyonu olan il uzlaşma komisyonuna vermeleri veya posta ile göndermeleri, II _ Bu illerdeki il uzlaşma komisyonuna, uzlaşma konusu teşkil eden vergi ve cezanın tarh olunduğu vergi dairesi müdürünün katılması, gereklidir. Uzlaşma dilekçesinin yetkili uzlaşma komisyonuna bir nüsha olarak verilmesi kafidir. Uzlaşma dilekçesinin yetkili uzlaşma komisyonuna taahhütlü olarak posta ile gönderilmesinde kanuni bir mahsur görülmemektedir. Uzlaşma talebinin, Vergi Usul Kanununun 379 uncu maddesiyle mükellef veya cezaya muhatap olanlar için tanınmış olan bir aylık itiraz süresi içinde yapılması şarttır. Bu bir aylık müracaat süresinin başlangıcının ve hitamının, anılan 379 uncu madde ile aynı kanunun 380 inci maddesinin son fıkrasının postaya müteallik hükmüne ve müddetlerin hesabına mütedair 18 inci maddesindeki esaslara göre hesap edilmesi gerektiği cihetle bu hususların izahına mahal görülmemiştir. Resen tarhiyatta ilgili vergi dairesinin 379 uncu maddedeki süre içinde, her hangi bir taahhüdü tazammun etmemek kaydiyle, mükellefi veya cezanın muhatabını uzlaşma talebinde bulunmağa davet edebileceği kanunda açıklanmıştır.(6) Vergi dairesinin bu davetinin her hangi bir taahhüdü tazammun etmemesi, vergi dairesince yapılacak bu kabil davetlerin uzlaşma konusunda vergi dairesinin belirli bir kararı bulunduğu manasında anlaşılmamasını ifade eder. Keza bu davet sadece mükellefin veya cezanın muhatabının uzlaşma talebinde bulunmasına matuf olduğuna nazaran bu davet icabet edecek olan mükellef veya ceza muhatabını 379 uncu madde ile ek 4 üncü maddede yazılı şekil ve zaman içinde yetkili uzlaşma komisyonuna uzlaşma dilekçesini vermesi gerekir. Vergi dairesinin bu daveti muhatabına bir mecburiyet de tahmil eylemez. Yani vergi dairesinin böyle bir davetini alan uzlaşma dileğinde bulunup bulunmamakta tamamen muhayyerdir. Vergi dairesinin bu davetine önce icabet etmemiş olan mükellef veya ceza muhatabı arzu ederse itiraz süresi içinde olmak kaydiyle sonradan uzlaşma talebinde bulunabilir. Kanunun bu hükmünün bu esasa göre işleyebilmesi için vergi dairesince davetin 379 uncu maddede(7) yazılı süre içinde yapılması hususunda hüküm tesis olunmuştur. Binaenaleyh davetin mükellefin veya ceza muhatabının arzu ettiği takdirde uzlaşma dilekçesini düzenleyebilmesini ve yetkili uzlaşma komisyonuna 379 uncu maddede yazılı itiraz süresi içinde verebilmesini mümkün kılacak kadar bir zaman öncesi yapılmış olması lazım gelir.(7) Tatbikatta yeknesaklığı temin bakımından davetiye yazısı metni aşağıya alınmıştır. Bu yazıda vergi dairesinin adı ve bulunduğu İl veya İlçe ile mükellefin veya ceza muhatabının adı, soyadı (tüzel kişilerde ünvanı), adresi, numarası gösterildikten sonra (............. yılı için tarih ve sayılı / / 19 tarihli ihbarname ile / /19 tarihinde tebliğ edilmiş olan VergisiCezası için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu gereğince uzlaşmaya davet edilmeniz uygun görülmüştür. Bu yazımız, sizi sadece uzlaşma konusunda ikaz maksadiyle gönderilmiş olup, uzlaşma hükümlerinin uygulanması ve neticeleri bakımından hiç bir taahhüdü tazammun etmemektedir. Arzu ettiğiniz takdirde, anılan kanunun 379 uncu maddesiyle(7) mükellef veya cezaya muhatap olanlar için tanınmış bulunan bir aylık itiraz süresi içinde(7) ......... deki uzlaşma komisyonuna dilekçe ile müracaat ve uzlaşma talep edebilirsiniz. Bu müracaatın resmi vekaletinizi haiz vekiliniz vasıtasiyle de yapılması mümkündür. Bilgi edinilmesini rica ederim. Vergi Dairesi Müdürü Bu davetiye yazısının mükellefe veya ceza muhatabına gönderilmesi, kanunun uzlaşma hükümlerinin kendisine hatırlatılması, bu bakımdan ikaz edilmesi maksadına müstenittir. Yukarıda açıklandığı üzere muhatap bu davete icabet edip etmemekte tamamen serbesttir. Bu itibarla, gönderilen yazının müsvettesinin mükellefin vergi dairesindeki dosyasına konulması ile iktifa edilip takibine, yani, muhatabın yetkili uzlaşma komisyonuna müracaat edip etmediğinin araştırılmasına mahal yoktur. 5 _ (Ek Madde - 5) Uzlaşma komisyonuna verilen veya posta ile taahhütlü olarak gönderilen uzlaşma dilekçeleri üzerine komisyonca uzlaşma müzakeresine başlanılmadan önce : I _ Uzlaşma talebinin ek 4 üncü maddeye uygun şekilde ve 379 uncu maddedeki süre içinde yapılıp yapılmadığının,(8) II _ Uzlaşmanın komisyonun yetkisi içinde bulunup bulunmadığının, tetkiki muktazi bulunmaktadır. Komisyonca bu bakımlardan yapılacak tetkikte, uzlaşma talebinin süresinde yapılmadığının ve usulüne uygun şekilde olmadığının veya uzlaşmanın yetki dışında bulunduğunun tesbiti halinde esasa geçilmeden, yani uzlaşma müzakeresine başlanılmayarak uzlaşma talebinin bu bakımlardan red olunması kanunun amir hükmü iktizasındandır. Uzlaşma talebinin süresinde yapıldığının, usulüne uygun şekilde olduğunun ve komisyonun yetkisi içinde bulunduğunun uzlaşma komisyonunca yapılacak tetkik neticesinde anlaşılması halinde, uzlaşma ile ilgili olarak yapılacak görüşmelere bizzat katılması veya resmi vekaletini haiz vekilini bulundurması hususunun mükellefe veya cezaya muhatap olanağı, görüşmenin tarihi ile yapılacak yer ve saatin uzlaşma komisyonu tarafından yazı ile ve en az on gün evvelinden bildirilmesi gereklidir. Tatbikatta yeknesaklığı teminen yazı metni aşağıya alınmıştır. Yazıda, Uzlaşma komisyonunun adı bulunduğu il ve ilçe ile uzlaşma talebinde bulunan mükellefin veya ceza muhatabının adı, soyadı (tüzel kişilerde ünvanı), adresi gösterildikten sonra (........ Yılı için tarh ve ......... sayılı, / /l9 tarihli ihbarname ile / /19 tarihinde tebliğ edilmiş olan ............. Cezasına ........ Vergisine ait uzlaşma dilekçenizin 213 sayılı Vergi Usul Kanununa uygun şekilde ve müddeti içinde komisyonumuza verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Uzlaşma görüşmesi / /19 tarihine rastlıyan ................. Defterdarlığında günü saat ...................... da .............. Mal Müdürlüğünde yapılacağından Vergi Dairesinde bu toplantıya, gösterilen mahal, tarih ve saatte bizzat katılmanız veya resmi vekaletinizi haiz vekilinizi bulundurmanız icap eder. Komisyonumuzun bu davetine yukarıda yazılı tarih ve saatte icabet etmediğiniz takdirde uzlaşma temin edilememiş sayılacaktır. Bu takdirde uzlaşma dilekçenizde yer alan Vergi konusunda yeniden Ceza uzlaşma telebinde bulunmanız kanunen kabil değildir. Bilgi edinilmesi rica olunur. ÜyeÜyeUzlaşma Komisyonu Başkanı Bu yazının, muhatabına Vergi Kanununun tebliğ hükümlerine göre tebliğ edilmesi ve tebliğ tarihini ve imzayı muhtevi alındının uzlaşma komisyonundaki uzlaşma dosyasına konulması lazım gelir. Uzlaşma komisyonunda tesis olunacak kayıt ve dosya sistemi hakkında ayrıca bilgi verilecektir. Mükellefin veya ceza muhatabının veya resmi vekaletini haiz vekilinin uzlaşma komisyonunca tebliğ olunan bu yazıda belirtilmiş olan mahal, tarih ve saatte toplantıya iştiraki halinde komisyonca meselenin esasının tetkikine geçilir ve kanunda bir hüküm bulunmamakla beraber mükellef haklarının korunması ve ihtilaf ve ihtilafların önlenmesi için, metni aşağıda gösterilen tutanak hemen yazılıp imza edilir. ( / / tarihinde saat ........................ de ............ Defterdarlığında MalmüdürlüğündeVergi DairesindeMükellef toplanan ............................. il uzlaşma komisyonuna Ceza muhatabı İlçe Resmi Vekili ............ iştirak etmiş ve uzlaşma müzakeresine başlanmıştır. Mükellef ÜyeÜyeKomisyonu Başkanı Ceza Muhatabı Resmi Vekili Müzakerenin birden fazla celseye sirayeti halinde o celsedeki müzakerede elde edilen sonuçlar ile müteakip ilk toplantının mahal, tarih ve saati toplantının sonunda kararlaştırılır ve bu hususlar taraflarca imzalanacak bir tutanakla o celse sonunda tesbit ve tevsik olunur. Müteakip toplantılarda yukarıki usul dahilinde hareket edilir. Bu şekilde yapılan müzakereler sonunda uzlaşmanın temin olunduğuna veya temin olunamadığına göre uygulanacak işlemler aşağıda sırasiyle açıklanmıştır. I _ Uzlaşma vaki olduğu takdirde: Uzlaşma keyfiyeti üç nüsha tutanak ile tesbit ve tevsik olunur. Bu tutanağın her üç nüshası da komisyon başkanı ve üyeleri ile uzlaşma görüşmesinde komisyonda hazır bulunan mükellef veya adına ceza kesilen veya bunların resmi vekaletini haiz olarak komisyonda görüşmeye katılmış olan vekili tarafından imzalanır. Üzerinde uzlaşmaya varılan vergi ve vergi cezası tüzel kişiye, tüzel kişiliği olmıyan vakıflar ve cemaatler gibi bir teşekküle, küçük veya kısıtlıya taalluku halinde tutanağın bunların komisyonda hazır bulunan temsilcisi veya resmi vekaletini haiz olarak keza komisyonda görüşmeye katılmış olan vekili tarafından imza edilmesi gerekir. Bu suretle uzlaşmanın vaki olduğuna dair tutanağın imzalanması işlem tekemmül ettikten sonra bir nüshası derhal ilgili mükellefe veya ceza muhatabına veya bunların vekillerine verilir. Tutanağın komisyonda kalacak ve vergi dairesine gönderilecek nüshalarının alt kısmında münasip bir mahalline (Bu tutanağın bir nüshasını uzlaşma komisyonunda tarihinde aldım.) ibaresi ve bunun altına mükellefin, ceza muhatabının veya vekilinin adı, soyadı da yazıldıktan sonra imzası karşılığında tebliğ olunur. Bu suretle tebliğ işlemi tekemmül ettirilir. Kanundaki (derhal) kelimesiyle tutanağın hemen verilmesi lüzumu belirtilmiş olduğundan, vergi ve cezanın tahakkuk edecek miktarı bakımından uzlaşmaza varıldığını belirten tutanağın uzlaşma müzakeresinin bittiği anda tanzim ve imza edilerek hemen mükellefe, ceza muhatabına veya resmi vekaletini haiz vekiline komisyonda tebliğ olunması suretiyle (derhal) emrinin yerine getirilmesi iktiza eder. Tutanağın diğer bir nüshasının en çok üç gün içinde ilgili vergi dairesine gönderilmesi muktazidir. Tutanağın 3 üncü nüshasının ise uzlaşma evrakını havi dosyaya bağlanması uygun görülmüştür. II _ Uzlaşmanın vaki olmaması halinde uygulanacak işlem : Uzlaşma talebinin usulüne uygun şekilde yapıldığının ve komisyonun yetkisi içinde bulunduğunun uzlaşma komisyonunca anlaşılmasına binaen meselenin esasının komisyonca tetkiki neticesinde uzlaşma temin edilemediği takdirde (mükellefin veya adına ceza kesilenin uzlaşma komisyonunun davetine icabet etmemesi, komisyona geldiği halde, uzlaşma tutanağını imzalamaması veya tutanağı ihtirazi kayıt ile imzalamak istemesi halinde de uzlaşma temin edilmemiş sayılır.) komisyonca bu husus belirtilmek üzere üç nüsha tutanak tanzim olunarak birer nüshası üç gün içinde vergi dairesine ve ilgiliye tebliğ ve tebliği mutazammın alındılar ile tutanağın üçüncü nüshası uzlaşma dosyasına konulup muhafaza olunur. Yukarıda bahsolunan işlemler mükellef veya adına ceza kesilenin resmi vekaletini haiz vekili tarafından da yapılır. Uzlaşmanın vaki olmaması veya temin edilememesi hallerinde aynı vergi veya ceza için yeniden uzlaşma talebinde bulunulması kanunen mümkün değildir. 6. (Ek Madde - 6) Uzlaşma Komisyonunca kanunun ek 5 inci maddesi hükmüne göre düzenlenen uzlaşma tutanakları kesin mahiyette olup gereği vergi dairesince derhal yerine getirilir. Mükellef veya adına ceza kesilenin de, üzerinde uzlaşılan ve tutanakla tespit olunan hususlar hakkında bilahare, Danıştay da dahil olmak üzere hiç bir mercie itiraz(9) ve şikayette bulunmıyacağı kanunda açıkça hükme bağlanmıştır. Uzlaşma tutanağının vergi dairesine tevdii üzerine derhal yapılması gerekli işlem, tarh ve tebliğ edilmiş olan vergi ve vergi cezasının uzlaşılan miktara göre düzeltilmesi ve bu miktarların yani uzlaşılan vergi ve vergi cezasının tahakkuk ettirilmesi hususundan ibarettir. Vergi Dairesince uzlaşma komisyonunun kesin mahiyetteki tutanağı veçhile yapılması gerekli bu işlemde - tatbikattaki yeknesaklığı temin ve vergi dairelerinin bu kanundaki muamelelerinin tetkik ve teftişi sırasında kolaylığı sağlamak maksadıyla - düzeltme fişi kullanılması muvafık bulunmuştur. Uzlaşmanın temin edilmiş olması halinde düzeltme fişinin kullanılması sebebi, yukarıda açıklanan maksada müstenit bulunduğu için bu düzeltme fişinin mükellefe mahsus nüshasının doldurulmasına ve tebliğ edilmesine mahal yoktur. Bu itibarla düzelte fişinin mükellefe mahsus nüshasının kullanılmayarak iptal olunması gerekir. 7. (Ek Madde - 7) Vergi Usul Kanununun 379 uncu(10) maddesi ile mükellef veya cezaya muhatap olanlar için tanınmış olan itiraz süresi(11) içinde uzlaşma talebinde bulunan mükellef veya ceza muhatabı, uzlaşılmasını talep ettiği vergi veya ceza için, ancak uzlaşma vaki olmadığı takdirde itiraz yoluna gidebilir. Mükellef veya ceza muhatabının vergi ve ceza için önce itiraz eylemiş ve daha sonra da ulaşma talebinde bulunmuş ise itirazın, uzlaşma işleminin sonuca bağlanmasından önce itiraz komisyonunca incelenmemesi ve şayet her hangi bir sebeple itiraz, İtiraz Komisyonunca incelenir ve karara bağlanır ise kararın hükümsüz sayılması kanunun açık hükmü iktizasında bulunduğundan, buna mahal kalmamak üzere bu kabil ahvalde durumun vergi dairesince, itiraz dilekçesine karşılık teşkil eden savunma yazısında savunmaya ilaveten (mükellefin uzlaşma talebinde bulunduğu, bu sebeple uzlaşma talebinin uzlaşma komisyonunca bir sonuca bağlanmasına kadar itiraz komisyonunca itirazın incelenmemesi ve karara bağlanmaması gerektiği'nin de belirtilmesi ve mükellefin uzlaşma talebinde bulunduğunun savunma yazısına ilave edilmesinin mümkün olamaması halinde ise keyfiyetin aynı mealde bir yazı ile İtiraz Komisyonuna müstakilen bildirilmesi suretiyle tatbikatta bulunulması icap eder.(11) Uzlaşmanın vaki olması halinde mükellef uzlaşılan vergi ve cezaya itiraz edemez. Keza, uzlaşma bunlardan yalnız biri üzerinde olduğu ahvalde mükellefçe her ikisine de itiraz edilemez. Yani uzlaşma yalnız vergi üzerinde kabil olduğu takdirde ne vergi ve ne de bu vergiye ilişkin cezaya veya yalnız ceza üzerinde uzlaşma kabil olduğu takdirde ne bu cezaya ve ne de bu ceza ile ilgili vergiye mükellefin itiraz etmesi mümkün değildir. Uzlaşmanın vaki olmaması halinde mükellef veya ceza muhatabı; tarh edilen vergiye veya kesilen cezaya uzlaşmanın vaki olmadığına dair düzenlenen ve yukarıda 5 inci maddede belirtildiği üzere kendisine tebliğ olunan tutanağın tebliğinden itibaren genel hükümler dairesinde ve yetkili itiraz komisyonu nezdinde itiraz edebilir. Bu takdirde itiraz müddeti bitmiş veya 15 günden az kalmış ise bu müddet tutanağın tebliği tarihinden itibaren 15 gün olarak uzar. Mükellefin evvela itiraz etmiş ve daha sonra uzlaşma talebinde bulunmuş olması halinde itiraz tetkikatının uzlaşma sonucuna bırakılacağı yukarıda açıklanmıştı. Uzlaşmanın vaki olması halinde, İtiraz Komisyonunca uzlaşmaya varılmış olmasından dolayı itirazın tetkiksiz olarak red edileceği tabiidir. Uzlaşmanın vaki olmaması halinde ise itiraz komisyonunca itirazın kanun hükmü dairesinde tetkikine tevessül edilmek üzere vergi, dairesince, uzlaşmanın vaki olmadığının ve uzlaşma komisyonunca bu hususta düzenlenip mükellefe veya ceza muhatabına tebliğ olunan tutanağın tebliğ tarihinin İtiraz Komisyonu(12) başkanlığına bildirilmesi iktiza eder. 8. (Ek madde - 8) Uzlaşma konusu yapılan vergi ve cezalar : 1. Uzlaşma vaki olduğu takdirde buna dair düzenlenen ve yukarıda 5 inci maddenin izahında belirtildiği üzere tebliğ olunan uzlaşma tutanağı vergi ve cezaların ödeme zamanlarından önce tebliğ edilmiş ise kanuni ödeme zamanlarında, ödeme zamanları kısmen veya tamamen geçtikten sonra tebliğ edilmişse ödeme süreleri geçmiş olanlar uzlaşma tutanağının tebliğinden itibaren bir ay içinde 2. Uzlaşma vaki olmadığı takdirde, Vergi Usul Kanununun 112, 368 ve 389 uncu(13) maddeleri hükümleri dairesinde; ödenir. 9. (Ek Madde - 9) Vergi Usul Kanunu ile mevzu 1 - 8 inci ek maddelerde yazılı hükümler uyarınca uzlaşılan vergi ve cezalar hakkında adı geçen kanunun ceza indirimine mütedair 376 ncı maddesi hükmü uygulanmaz. Yani, uzlaşılan cezalarda ayrıca 376 ncı madde mucibince indirim yapılmışsa mümkün değildir. Keza 376 ncı maddenin uygulandığı vergi ve cezalar için uzlaşma hükümlerinin tatbiki de kabil değildir. Ancak uzlaşma talebinde bulunan ceza muhatabının, yukarıda 6 ncı maddede belirtildiği şekilde düzenlenen uzlaşma tutanağını imzalayıncaya kadar uzlaşma talebinden vaz geçtiği beyaniyle hadiseye 376 ncı maddenin uygulanmasını isteme hakkı vardır. Uzlaşma müessesesinin kanunda belirtilen ve yukarıda açıklanmış bulunan hükümlerinin sağladığı kolaylık ve imkanlardan mükellef ve ceza muhataplarının layıkiyle istifade edebilmeleri için anılan hükümlerin ilgililerce vukuf ve dikkatle uygulanmasını tamimen rica ederim. (1) 2576 sayılı Kanunla 1982 yılından itibaren göreve başlayan Bölge idare Mahkemeleri Vergiler Temyiz Komisyonu yerine kurulmuştur.(2) "... Ortalama kar haddi ve gider esası hükümlerine göre vergi tarh..." olunması 213 sayılı VUK'nu değiştiren 485 sayılı kanunla; uzlaşma nedenleri arasına dahil edilmiştir.(3) Kapsam genişletilmiştir.(4) İl ve ilçe uzlaşma komisyonlarının yetki sınırları ekonomik koşullara uygun olarak yeniden belirlenmektedir.(5) Maliye Bakanlığı 2365 sayılı Kanunla 1.1.1981 tarihinden itibaren merkezde uzlaşma komisyonu kurabilme yetkisini elde etmiştir.(6) VUK'nun 379 ve 380. maddeleri 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu ile yürürlükten kaldırılmıştır. Bununla beraber başvuru 30 günlük dava açma süresi dolmadan yapılmalıdır.(7) Dava açma süresi 1982 yılından itibaren 2577 sayılı idari Yargılıma Usulü Kanunu'nun 7. maddesine göre 30 gündür. VUK'daki dava açma süresine ilişkin hükümler yürürlükten kaldırılmıştır.(8) Dava açma süresi 1982 yılından itibaren 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesine göre 30 gündür. VUK'daki dava açma süresine ilişkin hükümler yürürlükten kaldırılmıştır.(9) Dava.(10) 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanununun 7'nci maddesi.(11) Metinde geçen itiraz kelimesinden dava açmayı, itiraz komisyonu kelimesinden vergi mahkemesini anlamak gerekir.(12) Vergi mahkemesi.(13) 2577 sayılı iYUK ile VUK'nun 389. maddesi kaldırılmıştır..

Kaynak: resmî yayım

Kendi olayınıza uyar mı?

Sorun; cevabın altında hangi maddeye ve hangi belgeye dayandığı yazar. İlk 25 soru ücretsiz.

Ücretsiz sor