Tebliğ

330 SERİ NO'LU TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ(*)

Yayım tarihi kaynakta belirtilmemiş

Tebliğ metni

2/3/1954 tarih ve 2161776-22/7630-23 sayılı tahsilât 240 seri numaralı genel tebliğe ektir. 6183 sayılı Kanunun gecikme zammı ile ilgili 51 inci maddesinin birinci fıkrası hükmünün yanlış tatbik edildiği Bakanlığa intikal eden hadiselerden ve müfettiş raporlarından anlaşıldığından keyfiyetin aşağıda gösterildiği şekilde açıklanmasına lüzum hasıl olmuştur. Bilindiği üzere, Âmme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesinin birinci fıkrasında aynen "Âmme alacağının ödeme müddeti içinde ödenmeyen kısmına vâde gününü takip eden günden itibaren bir aylık müddet için % 10, müteakip her ay için % 2 gecikme zammı tatbik olunur. Ay kesirleri tam ay olarak hesap edilir" denilmektedir. Aynı kanunun 8 inci maddesi, hilafına bir hüküm bulunmadıkça bu kanunda yazılı müddetlerin hesaplanmasında ve tebliğlerin yapılmasında Vergi Usul Kanunu hükümlerinin tatbik olunacağını, Vergi Usul Kanununun 18 inci maddesinin ikinci fıkrası ise, süre hafta veya ay olarak belli edilmişse başladığı güne son hafta veya ayda tekabül eden günün tatil saatinde biteceğini, sürenin bittiği ayda, başladığı güne tekabül eden bir gün yoksa sürenin o ayın son gününün tatil saatinde biteceğini âmirdir. Bu hükümlere göre, âmme olacağına vâde tarihinden tahsil edildiği tarihe veya 6183 sayılı kanunun 52 nci maddesinde mevzuu bahis edilen borcun tecili, haciz tatbiki, iflâsın açılması ve borçlunun aciz halinin tesbit edilmesi gibi hallerde bu tarihe kadar geçen süre için tatbik edilecek olan gecikme zammının hesabında, vâde tarihinin rasladığı tarihten ilk ay nihayetine kadar geçen süre tam ay ve onu takip eden aylarda bütün olarak alınmak suretiyle hesap edilmiyecektir. Yukarıda sözü edilen Vergi Usul Kanununun 18 inci maddesinin ikinci fıkrasiyle, sürenin ay olarak hesaplanması halinde başladığı güne son ayda tekabül eden günün tatil saatinde biteceği esası kabul edildiği ve 6183 sayılı kanunun 51 inci maddesi ile de vâde gününü takip eden günden itibaren gecikme zammı tatbik edileceğine işaret edildiği cihetle, vâde tarihi hangi güne raslıyorsa, vâde tarihinin bulunduğu ayı takip eden ayda tekabül ettiği güne kadar geçen süre bir ay olarak kabul ve müteakip aylık sürelerde aynı şekilde hesap edilecektir. Gecikme zammının işlenmesine mani olan son tarih bu şekilde hesap edilmekle beraber arada bir aydan az bir süre kalmışsa bu ay kesri aya iblağ edilerek gecikme zammı keza bir aylık sürede olduğu gibi tatbik edilecektir. Meselâ, vâdesi 14 Mart 1969 tarihi olan bir âmme alacağı aynı yılın 10 Haziran tarihinde ödense bu âmme alacağına 15 Mart tarihinden 31 Mart tarihine kadar geçen süre için yani Mart ayı için % 10 ve Nisan ayı için % 2, Mayıs ayı için de % 2 ve borcun ödendiği (10 günlük süre tam aya iblağ edilerek) Haziran ayı için de % 2 olmak üzere cem'an % 16 nisbetinde gecikme zammı tatbik edilmiyecektir. Bu âmme alacağına 15 Mart tarihinden 15 Nisan tarihine kadar olan ilk bir aylık süre için % 10, 15 Nisan tarihinden 15 Mayıs tarihine kadar geçen ikinci bir aylık süre için % 2, 15 Mayıs tarihinden 10 Haziran tarihine kadar geçen 27 günlük süre için de (ay kesri tam aya iblâğ edilerek) keza % 2 olmak üzere cem'an % 14 nisbetinde gecikme zammı uygulanacaktır. Bilgi edinilmesi ve yeter miktarda gönderilen işbu genel yazı hükümlerinin sür'atle ilgililere duyurulması rica olunur. (*) Güncelliği Kalmamıştır.

Kaynak: resmî yayım

Kendi olayınıza uyar mı?

Sorun; cevabın altında hangi maddeye ve hangi belgeye dayandığı yazar. İlk 25 soru ücretsiz.

Ücretsiz sor