Tebliğ

340 SERİ NO'LU TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ(*)

Resmî Gazete: · sayı

Tebliğ metni

Tahsilât 296 Seri No.lu Genel Yazıda da etraflıca açıklandığı veçhile; Danıştay'ın İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 7.4.1962 tarih ve 1962-111962147/6000 sayılı yazısına müsteniden kendilerine ödeme emri tebliğ edilen borçluların bu ödeme emirlerine karşı yaptıkları itiraz üzerine, hadise İtiraz Komisyonlarınca 6183 sayılı Kanunun 58 inci maddesinde mevzuubahis edilen (böyle bir borcun olmadığı veya kısmen ödendiği veya zamanaşımına uğradığı gibi) üç husus nazara alınmak suretiyle incelenerek karara bağlanmışsa bu kabil kararlar kesin telâkki edilerek aleyhine Danıştay nezdinde dâva açılmakta idi. Şâyet İtiraz Komisyonları yukarıda mevzuubahis edilen hususların dışına taşarak, ihbarnamelerin tebliğinde bir usulsüzlük olduğu, alacağın tahakkuk zamanaşımına uğradığı vesaire gibi, âmme alacağının tahakkukuna taallük eden hususları inceliyerek karara bâğladıkları takdirde de bu kabil kararlar kesin telâkki edilmiyerek aleyhlerine Temyiz Komisyonuna gidilmekte idi. Son zamanlarda ödeme emrine yapılan itirazlar dolayısiyle çıkan ihtilâflar hakkında Danıştay Dairelerince bu görüşe aykırı olarak kararlar ittihaz edilmeye başlandığından hadisenin yeniden tetkiki ile birbirine mübayin görüşlerin tevhidi cihetine gidilmesi Danıştay Başkanlığından istenmiştir. Bunun üzerine Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunca ittihaz olunan 13.3.1971 gün ve E.1969/13, K.1971/18 sayılı Kararla; ödeme emirlerine yapılan itirazlar üzerine, İtiraz Komisyonunca ittihaz olunan kararların 6183 sayılı Kanunun 58 inci maddesi gereğince kesin olduğu bu kararlar aleyhine Temyiz Komisyonuna gidilmiyerek Danıştay nezdinde dava açılması gerektiği içtihat edilmiştir. Ancak, sözü edilen tevhidi içtihat kararında adlarına bir vergi veya vergi cezası borcundan dolayı ödeme emri tebliğ edilen kişilerin, vergiye veya vergi cezasına ilişkin ihbarnamelerin kendilerine Vergi Usul Kanununun öngördüğü şekilde tebliğ edilmediği, ilân yolu ile bir tebliğ yapılmış ise, ortada bu yolda başvurulmasını gerektirecek koşullar bulunmadığını ileri sürerek yaptığı itirazlarında 58 inci maddede mevzuubahis edilen "böyle bir borcu olmadığı" deyimi içinde mütalâası gerektiğine işaret edilmiştir. Bu itibarla; bundan sonra kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçluların, ödeme emrine yaptıkları itiraz üzerine İtiraz Komisyonunca ittihaz olunacak kararlar aleyhine Temyiz Komisyonuna gidilmesi mevzuubahis olmıyacağından bu kabil kararlar aleyhine Bakanlıktan gerekli muvafakat alınarak doğrudan doğruya Danıştay nezdinde dava açılması icabetmektedir. Yalnız yukarıda belirtildiği üzere; Tevhidi içtihat kararında âmme alacağının tahakkukuna esas olacak tebliğin Vergi Usul Kanunu hükümleri dairesinde yapılıp yapılmadığı, ilân yolu ile yapılan tebliğlerde, bu yola başvurulmasını gerektirecek bir durumun bulunup bulunmadığı hususlarına yapılan itirazların da, 6183 sayılı Kanunun 58 inci maddesinde mevzuubahis edilen"böyle bir borcum yoktur" terimi içerisinde mütalâası gerektiğinden, borçluların yaptığı bu kabil itirazların İtiraz Komisyonunca tetkiki icabedeceğinden bu hususun tatbikatta gözönünde tutulması gerekmektedir. Ayrıca, halen Temyiz Komisyonunda olan bu kabil ihtilâfların Temyiz Komisyonunca görevsizlik yönünden reddedilmesi halinde, 521 sayılı Danıştay Kanununun 68 inci maddesi gereğince 30 gün içerisinde Bakanlıktan muvafakat alınarak Danıştay nezdinde dava konusu yapılması lâzımdır. Bilgi edinilmesi ve ayrıca ilçelere de gönderilmiş bulunan bu genel yazı hükmünün sür'atle alâkalılara tebliği ile Hazine hakkının ziyaa uğramasına meydan verilmemesi rica olunur. (*) Güncelliği Kalmamıştır.

Kaynak: resmî yayım

Kendi olayınıza uyar mı?

Sorun; cevabın altında hangi maddeye ve hangi belgeye dayandığı yazar. İlk 25 soru ücretsiz.

Ücretsiz sor