99 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ(*)
Resmî Gazete: · sayı
Tebliğ metni
AİLE REİSİ BEYANI HAKKINDA :Bu tebliğde, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 93 üncü maddesinde yer alan "Aile reisi beyanı" esasına ilişkin hüküm ve kavramlarla ilgili açıklamalar yapılmış ve bu müessese ile ilgili bazı meseleler hakkındaki uygulama şekilleri (örnekler verilmek suretiyle) gösterilmiştir. I _ AİLE REİSİ BEYANININ MAHİYETİ : Bilindiği üzere, Gelir Vergisi Kanununun yukarda sözü edilen 93 üncü maddesiyle, tam mükellefiyette, aile birliğine dahil eş ve çocukların, yıllık beyanname ile bildirilmesi lâzım gelen gelirlerinin, tek beyanname ile aile reisi tarafından bildirilmesi prensibi kabul edilmiştir. Buna göre, aslında vergi kanunları önünde, her biri ayrı ayrı vergi mükellefi olması gereken gelir sahibi aile fertlerinin, bir takvim yılı içinde elde ettikleri (yıllık beyanname ile bildirilmesi icap eden) kazanç ve iratları, aile reisi tarafından verilen yıllık gelir vergisi beyannamesinde toplanmakta ve vergi, toplam gelir üzerinden hesaplanmaktadır. Vergi sistemimizde, "Aile mükellefiyeti" veya "Müşterek mükellefiyet" ten hasıl olan beyan şekli de denilen "Aile reisi beyanı esası", Gelir Vergisinin dayandığı prensiplerin (şahsilik "medenî hal ve aile durumu, vergi ödeme gücü" ve müterakkiliğin) zaruri bir sonucudur. II _ AİLE REİSİ BEYANI İLE İLGİLİ BAZI KAVRAMLAR : a) Aile reisi deyimi : Medenî Kanunun 151 inci maddesinde, evlenme merasiminin icrası ile, evlilik birliğinin vücut bulacağı belirtilmiş, müteakip 152 nci maddesinde de, kocanın birliğin reisi olduğu hükme bağlanmıştır. Gelir Vergisi Kanununun 93 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında da, aile reisinin, Medenî Kanun hükümlerine uygun bir tarifi yapılmıştır. Bu tarife göre, aile reisi, eşler için koca, çocuklar için baba, baba ölmüş veya velâyeti nez'edilmişşe anadır. b) Eş deyimi : Eş deyimi, Medenî Kanun hükümlerine göre, olan karı ve kocayı ifade etmektedir. c) Çocuk deyimi Gelir Vergisi Kanununun 93. maddesinin birinci fıkrasında, "Tam mükellefiyette, eşlerin ve velâyet altındaki çocukların yıllık beyanname ile bildirilmesi icabeden gelirleri (Medeni Kanunun cevaz verdiği hallere münhasır olmak üzere, ayrı yaşayan eşlerin gelirleri hariç) aşağıdaki esaslara göre aile reisi tarafından tek beyanname ile bildirilir." denildikten sonra, aynı maddenin son bendinde, çocukluk halinin bu kanunun 33 üncü maddesi hükmüne göre tayin olunacağı belirtilmiştir. Medenî Kanun hükümlerine (Madde : 355-358) göre, velâyet altındaki çocuklar tâbiri, mümeyyiz bulunmıyan küçükleri ifade eder. Velâyet, yalnız ana ve babaya ait bir haktır. Evlilik birliğinin devamı süresince, velâyet hakkı, ana ve baba tarafından birlikte icra edilir. Vilâyet hakkı ana ve babadan yalnız birinden nez'edilirse, diğeri velâyeti icraya devam eder; her ikisinden birden nez'edilmişse çocuğa bir vasi tayin olunur (Md. K. Madde : 274/II). Burada üzerinde önemle durulacak husus, Gelir Vergisi Kanununun 93. maddesinin son fıkrasında, velâyet altındaki çocuk tabirinden uzaklaşılarak, bu fıkrada sözü edilen çocukluk halinin, aynı kanunun 33. maddesine göre tayin edileceğinin açık ve kesin bir şekilde hükme bağlanmış olması keyfiyetidir. G. V. K. nun 33. maddesinde, çocuk tabiri, ".... mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan (Nafaka verilmek suretiyle bakılanlar dâhil) 18 yaşını veya tahsilde olup 25 yaşını doldurmamış evlâtları (Evlât edinilenler dâhil) ifade eder." şeklinde tarif olunmuştur. Açıklanan bu hükümler muvacehesinde, G. V. K. nun aile reisi beyanı esasına ilişkin hükümlerinin uygulanmasında, çocukluk halinin 33. maddeye göre tayin olunması ve bu maddede sözü geçen velâyet altındaki çocuk tabirinden de,_ 18 yaşını,_ Tahsilde olup 25 yaşını,İkmâl etmemiş olan ve mükellefle birlikte oturan veya mükellef tarafından bakılan çocukların anlaşılması icap eder. IV _ AİLE REİSİ BEYANlNDA UYULACAK ESASLAR : a) Eş ve çocuklara ait gelirlerin ayrı gösterilmesi : Eş ve çocukların yıllık beyanname ile bildirilmesi gereken gelirleri, aile reisi tarafından verilecek beyannamede ayrı ayrı gösterilecektir. Diğer bir ifadeyle, eş ve çocukların gelirleri için ayrı ayrı ek yaprak (Föy) düzenlenerek beyannameye bağlanacaktır. (G. V. K. Madde : 93/1 - 1). b) Geliri olan eşlerini beyannameyi ayrıca imzalaması : Aile reisi tarafından verilen beyannameye, geliri ithâl edilen eşler, kendi kazanç ve iratlarına ilişkin yaprakları ayrıca imzalıyacaklardır. Geliri beyannameye dâhil edilen çocukların imza etmelerine lüzum ve mahal yoktur. Çocuklar için tanzim edilmiş bulunan ayrı yaprağı aile reisinin imzalaması yeterli olmaktadır. (G.V.K. Madde : 93/1-2). c) Verginin aile reisi namına tarhedilmesi : Beyannamede, aile birliğine dâhil fertlerin gelirleri birleştirilmek suretiyle toplam yapılır ve vergi, bu toplam üzerinden aile reisi namına tarh olunur (G.V.K.Madde: 93/1-3). d) Verginin ödenmesi bakımından sorumluluk : Gelir Vergisi Kanununun 93. maddesinin ikinci fıkrasında, verginin tahsil safhası ile ilgili olarak, eşler hakkında özel bir sorumluluk esasına yer verilmiş bulunmaktadır. Bu hükme göre, eşlerin her biri yalnız kendi gelirine isabet edan vergi kısmından veya bunlara tekabül eden cezalardan sorumludur. Verginin eşlere isabet eden kısımları, bunların aile getiri içindeki hisseleri nisbetinde hesaplanır. Ezcümle, eşler, kendilerine düşen vergi ve cezalardan şahsen sorumludurlar ve bu vergi ve cezalar kendilerinden alınır. Çocuklar bakımından böyle zorunluk söz konusu değildir. Çocukların gelirlerine tekabül eden vergi ve ceza dolayısiyle aile reisi şahsen sorumludur. V _ AİLE REİSİ BEYANININ CÂRİ OLMADIĞI HALLER : Aşağıdaki hallerde aile reisi beyanı esası câri olmaz : A _ Dar mükellefiyette : Aile reisi beyanı esası, yalnız "Tam mükellefiyet" te söz konusudur. Dar mükellefiyet, bu esasın kapsamı dışında bırakılmıştır. Dar mükellefiyette, aile birliğine dâhil olan fertlerin gelirleri, tek bir beyannamede birleştirilmek suretiyle toplam yapılmaz; Geliri elde eden fertler, bu gelirleri için şahsen beyanname verirler (G. V. K. Madde : 93 Fıkra : 1). b) Karı ve kocanın ayrı yaşaması halinde : Aynı fıkra hükmüyle, Medenî Kanunun cevaz verdiği hallere münhasır olmak kaydiyle, ayrı yaşayan eşlerin gelirlerinin, ayrı beyannamelerle bildirilmesi kabul edilmiştir. Medenî Kanunun 138 inci maddesi hükmüne göre, karı ve kocanın ayrı yaşamakta olduklarının kabulü, aşağıdaki hallerin mevcudiyetine bağlı olmaktadır. 1. Hâkim, boşanmaya ilişkin davada tarafların, barışmaları ihtimali olduğunu müşahade eder; ayrılığa karar verir. 2. Davanın ayrılığa ilişkin olması halinde hâkim, ayrıyığa hüküm eder. Her iki halde de; ayrılığa hâkim tarafından hükmolunmuş olması gereklidir. Bu kabil hallerde, ayrılığa ilişkin mahkeme ilâmının mevcut olup olmadığının araştırılması lâzım gelir. Medenî Kanunun cevaz verdiği söz konusu haller dışında, karı ve koca arasındaki ortak yaşantının devam ettiğinin kabulünde zaruret vardır. C _ Gelirlerin yıllık beyanname ile bildirilmesi gerekmeyen hallerde: Aile birliğine dâhil fertlerin (eşlerin ve çocukların) gelirleri, Gelir Vergisi Kanununun 85, 86 ve 87 nci maddeleri muvacehesinde, yıllık beyanname ile bildirilmesi gerekmiyen gelirlerden ibaret bulunduğu takdirde, bunların esasen yıllık beyanname ile beyan edilmesine mahal bulunmadığı için, bu kabil gelirler, aile reisi tarafından verilen beyannameye ithâl edilmez ve bunlar hakkında bu esasa ilişkin hükümler uygulanmaz. VI _ AİLE REİSİ BEYANINDA BİRLEŞTİRİLECEK GELİRLER : Aile reisi tarafından verilecek yıllık beyannamede birleştirilecek gelirler, aile birliğine dâhil fertlerin, yıllık beyanname ile bildirilmesi gereken gelirleridir. Bu itibarla, aile fertlerinin gelirlerinin, aile reisi tarafından verilen beyannameye dâhil edilip edilmiyeceğinin tayininde, öncelikle; bu gelirlerin, yıllık beyanname ile bildirilmesi gereken gelirlerden olup olmadığının araştırılması gerekir. VII _ BİRLEŞTİRİLMİYECEK AİLE GELİRLERİ : Söz konusu 93. madde ile, aile fertlerinin gelirlerinin aile reisi tarafından beyan edileceği prensibi kabul edilmekle beraber, aynı maddenin 3. fıkrasında, bu esasın istisnasına yer verilmiş, eş ve çocukların bazı gelirlerinin aile reisi beyanına dâhil edilmemesi kabul edilmiştir. Buna göre, eş ve çocukların, ailenin dışında ve aile birliğinin rolü bulunmaksızın elde ettikleri bazı gelirleri, bizzat eş ve çocuklar tarafından ayrı beyanname ile beyan edilecektir. Anonim ve limited şirketlerden alınan kâr hisseleri ile komanditerlerin komandit şirketlerden aldıkları kâr hisseleri hariç olmak üzere, eşlerin ve çocukların, aile reisi beyanına ilişkin hükümler uygulanmıyacağı gelirleri şunlardır : a) Karı koca arasında mal ayrılığı usulünün cari bulunması halinde, karının, evlenmeden evvel mevcut veya evlilik esnasında miras veya vasiyet yoliyle iktisap ettiği mallardan dolayı sağladığı menkul ve gayrimenkul sermaye iratları (Evlenmeden evvel kocadan veya kocasının yardımı ile başkalarından iktisap edilen mal ve hakların iratları hariç); b) Çocukların üçüncü bir şahıstan miras veya vasiyet yoliyle iktisap ettikleri mallardan dolayı sağladıkları menkul ve gayrimenkul sermayeye iratları; c) Karı ve çocukların 1/1/1947 tarihinden evvel iktisap ettikleri mallardan dolayı sağladıkları menkul ve gayrimenkul sermaye iratları. VIII _ UYGULAMALARDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR VE ÖRNEKLER : Yukarıda I_VII nci bölümlerde aile reisi beyanı ile ilgili esas ve kavramlar üzerinde durulmuş ve bunlarla ilgili açıklamalar yapılmıştır. Bu bölümde, aile reisi beyanı ile ilgili uygulamalarda gözönünde bulundurulması ve uyulması gereken hususlara değinilecek ve bu meyanda yukarıki bölümlerde yer alan esasların uygulanması ile ilgili örnekler verilecektir. a) Aile birliğine dâhil fertlerden kocanın ticarî kazancı, karının serbest meslek kazancı ve çocuğun da 7000 liralık gayrimenkul sermaye iradı vardır. Görüldüğü gibi, aile fertlerinin herbirinin geliri, yıllık beyanname ile bildirilmesi gereken gelirlerdendir. Bu itibarla aile reisi (koca), ticarî kazancı için vereceği beyannameye, eşinin (karısının) serbest meslek kazancını ve çocuğunun gayrimenkul sermaye iradını da dâhil edecek ve vergi, beyan olunan toplam gelir üzerinden aile reisi namına tarholunacaktır. Şukadar ki, eşler yukarda da belirtildiği gibi _kendi hisselerine düşen vergi ve ceza kısımlarından sorumlu olduklarından_ tarhiyatın yapılmasında ve tahakkukların verilmesinde, bu hususa dikkat edilmesi; yani, tarhiyatla ilgili belgelerde (Tahakkuk fişi, ihbarname ve tahakkuk pusulasında) eşlere ait olan vergi ve ceza miktarlarının ayrı gösterilmesi lâzım gelir. Tahsilât yönünden, eşlerin ayrı ayrı sorumlu olduğunun hiç bir zaman unutulmaması ve icraî takibata girişilen hallerde de bu hususun önemle gözönünde bulundurulması gerekir. Öteyandan, çocukların gelirleri dolayısiyle aile reisinin sorumlu tutulacağı tabiidir. b) Kocanın gerçek usulde vergiye tabi ticarî kazancı vardır, karı, evlendikten sonra satın aldığı bir gayrimenkulden dolayı 4000 liralık gayrisâfi hasılât elde etmiştir. Koca (aile reisi), ticarî kazancı için vereceği beyannameye, eşi, G. V. K. nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince geliri -ticarî kazancını yıllık beyanname ile bildirmek mecburiyetinde olan koca tarafından beyan olunacağı için- gayrimenkul sermaye iradı istisnasından faydalanamıyacağından, elde olunan gayrisâfi hasılatın 5000 lirayı aşıp aşmadığına bakılmaksızın, eşinin gayrimenkul sermaye iradını da ithâl edecektir Ancak, karının ticarî kazancı, aile reisi olan kocanın da gayrimenkulünden 4000 liralık gayrisâfi hasılatı varsa; kocanın, karısının ticarî kazancı dolayısiyle vereceği beyannameye, elde ettiği gayrimenkul sermaye iradını -5000 liranın altında bulunması sebebiyle- dâhil etmiyeceği tabiidir c) Karı ve koca arasında mal ayrılığı usulü cari olan bir aile birliğine dahil fertlerden karı, evlilik esnasında satın aldığı bir gayrimenkulünden 3000 liralık, evlenmeden evvel mevcut bir gayrimenkulünden de 2500 liralık gayrisâfi hasılât elde etmiştir. Gayrimenkullerinden bir takvim yılı içinde elde ettiği gayrisâfi hasılat, 5000 lirayı, aştığından, karının, gayrimenkul sermaye iradı yönünden mükellefiyeti doğmuş bulunmaktadır. Şukadar ki; G. V. K. nun 93. maddesi gereğince, karının evlilik esasında satın almak suretiyle iktisap ettiği gayrimenkulünden elde ettiği gayrimenkul sermaye iradı (3000 lira), aile reisi (koca) tarafından beyan edilecek, evlenmeden evvel mevcut gayrimenkulü dolayısiyle elde ettiği iradını da (2500 lira) karı, ayrı beyanname ile şahsen beyan edecektir. d) Aile birliğine dahil fertlerden : _ Kocanın geliri : Ticarî kazanç, ücret ve menkul sermaye iradından, _ Karının geliri : Ziraî kazanç, menkul sermaye iradı (Anonim şirket kâr hissesi) ve gayrimenkul sermaye iradından (1943 yılında iktisap edilmiş bina dolayısiyle elde edilmiştir.) _ Çocuğun geliri : Menkul sermaye iradı (Limited Şirket kâr hissesi) ve gayrimenkul sermaye iradından (üçüncü şahıstan vasiyet yoluyla iktisap edilmiş bina dolayısiyle elde edilmiştir.) oluşmaktadır : 1. Aile reîsi (koca); ticârî kazancı, ücret ve menkul sermaye iradı için vereceği beyannamede, karısını ziraî kazancını, menkul sermaye iradını (Anonim Şirket kâr hissesi) ve çocuğun da menkul sermaye iradını (Ltd. Şti. kâr hissesi) bildirecektir. (G. V. K. Madde : 93/1, 2). 2. Karı, 1943 yılında iktisap etmiş olduğu gayrimenkulünden elde ettiği gayrimenkul sermaye iradını, şahsen vereceği beyanname ile bildirecek ve vergi, bu beyannameye müsteniden kendi adına tarh olunacaktır. (G. V. K. Madde : 93/3 - 3 ve 107). 3. Çocuğun, üçüncü şahıstan vasiyet yoluyla iktisap etmiş bulunduğu gayrimenkulünden elde ettiği gayrimenkul sermaye iradı, veli veya kanunî temsilci sıfatıyla hareket eden aile reisi tarafından müstakil olarak tanzim edilecek beyanname ile bildirilecek ve tarhiyat da, aile reisi namına yapılacaktır. (G.V.K. Madde: 93/3-2, 107/1-1). 1 ve 2 numaralı hallerde sözü edilen ve aile reisi beyanına dahil olmıyan gayrimenkul sermaye iratlarının sağlandığı gayrimenkuller : _ Yıkdırılmak suretiyle yeniden inşa edildiği; _ Daire karşılığında müteahhitlere devredildiği;_ Satılarak parası ile yerine yenisinin alındığı;_ Trampa suretiyle başka bir gayrimenkul iktisap edildiği;_ Arsa olarak intikal etmekle beraber üzerine bina inşa ettirildiği; Takdirde, gayrimenkullerin, kanunun öngördüğü -evlenmeden evvel veya 1/1/1947 den evvel mevcut veya miras veya vasiyet yoluyla iktisap edilmiş- mal niteliğini kaybetmiş olmaları sebebiyle, bu gayrimenkullerden elde edilen gayrimenkul sermaye iratları, aile reisi tarafından verilecek beyanname ithâl edilecektir. e) G.V.K.'nun 74. maddesi muvacehesinde, gayrimenkul sermaye iradının sâfi miktarının tesbitinde, prensip itibariyle gerçek gider veya götürü gider usulünü seçmiş olan mükelleflere ait bütün gayrimenkullerden elde edilen gayrimenkul sermaye iratlarının sâfi miktarlarının, aynı usule göre tesbit ve beyan edilmesi lâzım ve zaruridir. Şu kadar ki, aile reisi beyanı ve esasında, eşlerin (Karı ve Koca) herbiri, kendi gelirine isabet eden vergi kısmından sorumlu olduğuna ve iradları ayrı ayrı tanzim edilen föylerde beyan olunarak verginin eşlere isabet eden kısımları da, ayrı ayrı hesaplandığına göre, eşlerin birinin, kendi gayrimenkul sermaye iradının safi miktarının tesbitinde, gerçek gider usulünü, diğerinin götürü gider usulünü ihtiyar etmelerine, kanunî bir engel bulunmamaktadır. Danıştayın beliren görüşü de bu merkezdedir. Öte yandan, karı aynı gerekçeler muvacehesinde, aile reisi beyanına dahil olan gayrimenkul sermaye iradı ile müstakil olarak beyan ettigi gayrimenkul sermaye iradının safi miktarlarının tesbitinde de, ayrı usulleri (gerçek veya götürü gider usulünü) tercih edebilir. Bu arada şunu da belirtmek yerinde olur ki, tam mükellefiyete tabi bir mükellef de, dilediği takdirde, yurt içinde ve yurt dışındaki gayrimenkullerinden elde ettiği gayrimenkul sermaye iratları için, ayrı ayrı usulleri seçebilir. Esasen, iradı bulunduğu memlekette başka usul ve esaslara göre vergilendirilen gayrimenkuller hakkındaki bu kabil bir uygulama, Vergi Usul Kanununun 291/2. maddesiyle Gelir Vergisi Kanununun 123. maddesi hükümlerinin esprisine de uygun düşer. Bu esaslar dairesinde, götürü gider usulünü tercih etmiş bulunan şahsın, iki yıl geçmedikçe, bu usulden donemiyeceği şüphesizdir (G V. K. Madde 74/sondan bir önceki fıkra). f) Aile reisi beyanlarında; aile reisine, eşe ve velâyet altındaki çocuklara ait gayrimenkul sermaye iratlarına ilişkin Bina ve Arazi Vergilerinin (Emlâk vergilerinin) ayrı ayrı, nazarı dikkate alınması; diğer deyimle birine ait Binâ ve Arazi Vergilerinin diğerlerinin gelirlerine tekabül eden Gelir Vergisinden mahsup edilmemesi icabeder. Tatbikatta bu noktaya dikkat olunmadığı müşahade edilmektedir. Gerek mükerrer 122 nci madde ve gerekse 93 ncü maddedeki sorumluluk, eşlerin ve çocukların herbirinin gelirinin beyannamede ayrı gösterilmesi ve imzalanması esası, bu görüşü teyit etmektedir. g) G. V. K.'nun 88 inci maddesi gereğince, zarar mahsubu aynı beyannamedeki kazanç ve iratlar arasında cereyan edeceğinden, belli bir vergilendirme dönemi içinde gerek aile reisi beyanına dahil ve gerekse bu beyanın uygulanmıyacaği gelirlere sahip olan şahıs (Karı ve velâyet altındaki çocuk,) bir beyannamenin menfî neticesini diğer beyannamedeki gelirlerden mahsup edemez. h) Kocanın ücreti, eşinin serbest meslek kazancı vardır. Kocanın geliri yalnız ücretten ibaret bulunduğu ve bu ücretin yıllık beyanname ile bildirilmesi gerekli olmadığı cihetle, eşinin (karısının) serbest meslek kazancı dolayısiyle vereceği beyannameye kendi ücretlerini dahil etmiyecektir. (G. V. K. Madde : 93, 86). Ancak, G. V. K.'nun 87 nci maddesinin 4 üncü fıkrasıyla, ücretlerinin tamamı üzerinden tevkif suretiyle vergi ödemiş bulunanların, mezkür ücretleri için yıllık beyanname verebilecekleri, öngörülmüştür. Olayda aile reisinin gelirinin ücretten ibaret bulunmasına ve bu ücretin, eşin serbest meslek kazancı dolayısiyle aile reisi sıfatıyla verilen beyannameye dahil edilmesi gerekmemesine rağmen, aile reisi, 87/4. maddenin kendisine tanınan seçimlik hakkını kullanmak suretiyle verdiği, beyannameye, bu ücretlerini dahil ederse ve iradesini bu yolda kullanırsa, bu beyanın tabii bir sonucu olarak, bilâhare hata yapmış bulunduğundan bahisle, tarhiyatın düzeltilmesini istiyemez. Vergi Usul Kanununun 378'inci maddesinin ikınci fıkrası hukmü de, bu görüşü teyit etmektedir. Öte yandan, ihtiyarilik hakkının yanlış kullanılması, vergi hatalarından da madut değildir, (V. U. K. Madde : 116 - 118) Bu husus, geliri sadece ücretten ibaret bulunan eşler (karı) için de, söz konusudur. 1. Yıllık beyanname ile bildirilmesi icap eden gelirleri bulunan karı ve koca arasında boşanma davası ikame edilmiştir. Hâkim tarafların barışma ihtimalini de düşünerek ayrılık kararı vermiştir ve bu husus, taraflarca (karı ve koca) mahkeme ilâmı ibraz edilmek suretiyle tevsik edilmiştir. Şu hale göre, ayrı yaşadıkları sabit olan karı ve kocanın gelirlerinin, aile reisi tarafından verilen beyannamede birleştirilmesine mahal yoktur. Karı ve kocanın, şahsen beyanname vermeleri ve gelirlerini bu beyannamelerde göstermeleri icap eder. i) Aile reisi, götürü usıılde vergiyle teklif edildiği takdirde, eş ve çocukların geliri dolayısiyle vereceği beyannameye götürü usulde vergiye tabi tutulan kazanç ve ücretlerini bu gelirlerin yıllık beyanname ile bildirilmesi mecburi olmadığından ithâl etmesine mahal yoktur (G. V. K. Madde : 93, 86) k) Evlenmenin takvim yılı içinde vuku bulması halinde, karının, evlenme tarihinden önceki devreye ait kazanç ve iratlarının (Birleştirilmiyecek gelirler hariç) aile reisi tarafından verilecek beyannameye ithâl edilmek suretiyle vergilendirilmesi gerekir (G. V. K. Madde 93, 85 _ 87, 108; Md. K. Madde : 151, 152) 1. Boşanma halinde, evlilik devresine ait olup, 93. madde gereğince beyanı lâzım gelen gelirler dolayısiyle aile reisi adına tarhiyat yapılmasına mahal ve imkân bulunmamaktadır. Zira, ortada, aileyi ilzam edecek bir durum yoktur. Aile birliği, mevcut olmıyan hallerde, "aile mükellefiyetinden" bahsedilemiyeceği açıktır. Danıştayın görüşü de, bu merkezdedir. m) Aile reisi takvim yılı içinde ölmüştür. G. V. K. nun 108 inci maddesinin 1 inci fıkrasındaki hükme göre, mükellefiyetin takvim yılı içinde kalkması halinde, vergilendirme dönemi, takvim yılı başından mükellefiyetin kalkması tarihine kada geçen süreye inhisar eder. Ölüm; hem işin bırakılması ve hem de mükellefiyetin kalkması hükmündedir (V. U. K. Madde : 112/2-3, 164). Şu hale göre, takvim yılı başından ölüm tarihine kadar olan kıst dönem, aile reisi beyanına tâbi gelir unsurları bakımından, müstakil bir vergilendirme dönemi sayılır. Keza, ölümün vukubulduğu tarihle takvim yılının son günü (31 Aralık) arasındaki devrede, ayrı bir vergilendirme dönemidir. Bunun tabiî bir neticesi olarak aynı takvim yılı içinde olmakla beraber, her iki vergilendirme döneminin ayrı ayrı nazarı itibare alınması icabetmektedir. Uygulamada bu hususa önemle dikkat edilmesi lâzım gelir. n) Aile reisi beyanı yönünden, eşin geliri dolayısiyle aile reisi adına kesilen cezanın, cezalı tarhiyat aile reisi adına salındığına ve buna ilişkin savunmalar da aile reisi tarafından yapıldığına göre, aile reisinin ölümü halinde düşmesi lâzım gelir. Esasen, Vergi Usul Kanununun 372 nci maddesin de, bu görüşün aksine bir hüküm de bulunmamaktadır. o) Aile reisinin, 19 ve 21 yaşlarındaki çocukları, tahsilde olup aile reisi ile birlikte oturmakta ve bir anonim şirketin hissedarı bulunmaktadırlar. G.V.K.'nun 93 üncü maddesinin uygulanmasında, çocuk kavramı yukarda da belirtildiği gibi, aynı kanunun 33 üncü maddesine göre tayin olunacağı cihetle, tahsilde olup 25 yaşını bitirmemiş bulunan ve mükellefle (aile reisi) birlikte oturan çocukların, hissedarı oldukları anonim şirketten elde ettikleri kâr payları (menkul sermaye iratları), aile reisi tarafından verilen beyannameye dahil edilecektir. ö) Aile reisi olan kocanın, vergiye tabi bir geliri bulunmasa dahi, eşin geliri dolayısiyle aile reisi tarafından verilen beyannamenin, aile reisi tarafından imzalanması ve tarhiyatın da onun adına (aile reisi adına) yapılması gerekir (G.V.K. Madde: 93/1-3, 107/1-2). Bu takdirde, en az geçim indiriminin eşin gelirine uygulanacağı ve indirim miktarının, aile reisinin medenî hâl ve aile durumuna göre hesaplanacağı tabiidir (G.V.K. Madde : 34). Eşin, söz konusu beyannameyi aile reisinin imzası olmaksızın, kendi imzası ile vermesi halinde beyannamenin hiç verilmemiş, sayılarak, vergi matrahının re'sen takdiri cihetine gidilmesine ve mükellef adına ceza kesilmesine mahal olmayıp, 89 seri Sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde belirtilen konuya ilişkin esaslar gözönünde bulundurulmak suretiyle, mezkûr beyannamelerin, aile reisine imza ettirilmesi ile yetinilmesi icap eder. Bilgi edinilmesi ve bu esaslar dairesinde işlem ifâsı tamimen tebliğ olunur. (*) Güncelliği kalmamıştır.
Kaynak: resmî yayım
Kendi olayınıza uyar mı?
Sorun; cevabın altında hangi maddeye ve hangi belgeye dayandığı yazar. İlk 25 soru ücretsiz.