Tebliğ

157 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ

Resmî Gazete: · sayı 20102

Tebliğ metni

10.12.1988 gün ve 20015 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3505 sayılı Kanunla, gelir vergisl sistemimizde yer alan "Dahili Tevkifat" esası yürürlükten kaldırılmış ve bunun yerine "GEÇİCİ VERGİ" esası getirilmiştir. Uygulamadan kaldırılan dahili tevkifat esası, gelir vergisi sistemimize, 3239 sayılı Kanunla 1.1.1986 tarihinden itibaren dahil edilmişti. Dahili tevkifat, mükelleflerin "ödemeleri gereken katma değer vergisi" baz alınmak suretiyle hesaplanarak, cari yıl içinde beyan edilen ve nihai vergi niteliğinde olmayan bir ödeme olarak düzenlenmişti. Dahili tevkiat esasının kapsamına, kazançların gerçek usulde tespit edilen ticari ve zirai kazanç sahipleri ile serbest meslek erbabı girmekte ve bu mükellefler tarafından cari yıl içinde ödenen dahili tevkifat, bu yıla ilişkin olarak verilen yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilmekteydi. "Dahili tevkifat"ın yerine getirilen "geçici vergi" de kazançları gerçek usulde tespit edilen ticari kazanç sahipleri ile serbest meslek erbabının, cari vergilendirme döneminin gelir vergisinden mahsup edimek üzere, içinde bulunulan yılda "bir önceki yıl gelirleri üzerinden hesaplanan gelir vergisi" baz olarak alınmak suretiyle hesaplanarak ödenen ve ileride mahsup edilecek olma özelliği dolayısiyle de nihai vergilendirme özelliği taşımayan bir mükellefiyet şeklidir. Buna göre, geçici vergi esasında sadece, daha önce uygulanan dahili tevkifat esasına göre verginin hesaplanmasına ait baz değiştirilmekte, ayrıca zirai kazanç sahipleri kapsam dışına çıkarılmaktadır. "GEÇİC1 VERGİ" esası, 193 sayılı Gelir Vergisi Karununa 3505 sayılı Kanunla eklenen mükerrer 120. madde ile düzenlenmiş olup, anılan maddenin son fıkrasının Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak, geçici vergi uygulamasına ilişkin usul ve esaslar, aşağıda açıklanmıştır. l. GEÇİCİ VERGİ ESASI Gelir Vergisi Kanununa 3505 sayılı Kanunla eklenen mükerrer 120. madde ile kazançları gerçek usulde tespit edilen ticari kazanç sahipleri ve serbest meslek erbabının, cari vergilendirme döneminin gelir vergisine mahsup edilmek üzere, içinde bulundukları yılda geçici vergi ödemeleri esası getirilmiştir. Sözü edilen mükellefler, içinde bulunulan (cari) yılın mart ayında verdikleri yıllık beyanname üzerinden hesaplanan geçici vergiyi, cari vergilendirme döneminin mart ayından başlamak ve müteakip yılın mart ayına kadar (mart ayı hariç) olmak üzere 12 eşit taksitte ödeyeceklerdir. Geçici vergi, ait olduğu yıla ilişkin olarak verilen yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilecektir. 2. GEÇİCİ VERGİNİN KAPSAMI : a) Geçici Vergi Kapsamına Giren Mükellefler: Gerçek usulde gelir vergisine tabi; _ Ticari kazanç sahipleri ile _ Serbest meslek erbabı, ticari ve mesleki kazançları için, geçici vergi ödemek zorundadırlar. Adi ortaklıklar, kollektif şirketler ile adi ve eshamlı komandit şirketler, elde etmiş oldukları kazançları nedeniyle, yıllık gelir vergisi mükellefi olmadıklarından, adi ortaklıklar ve sözü edilen şirketler adına geçici vergi tarh ve tahakkuk ettirilmeyecektir. Ancak, adi ortaklıklar ile kollektif şirketlerde ortakların, adi ve eshamlı komandit şirketlerde komandite ortakların, şirketten aldıkları kazançlar, şahsi ticari veya mesleki kazanç olarak beyan edileceğinden, bu kazançları elde edenler, geçici vergi kapsamına girmektedir. Bu nedenle, adi ortaklıklar ile kollektif şirketlerde ortaklar, adi ve eshamlı komandit şirketlerde komandite ortaklar, bu Tebliğde açıklanan esaslara göre geçici vergi beyan etmek ve ödemek zorundadırlar. b) Geçici Vergi Kapsamına Girmeyen Mükellefler: Gelir Vergisi Kanununun 42. maddesinde yer alan senelere sari inşaat ve onarma işi yapan mükellefler ile noter bulunmayan yerlerde Adalet Bakanlığınca geçici yetkili noter yardımcısı olarak görevlendirilenlerin münhasıran bu kazançları, geçici vergi kapsamına girmemektedir. Diğer bir ifade ile gerçek usulde vergilendirilen söz konusu mükellefler, münhasıran bu işleri yaptıkları takdirde geçici vergi ödemeyeceklerdir. Ancak, sözü edilen mükelleflerin, bu işlerinin yanında gerçek usulde gelir vergisine tabi diğer ticari ve mesleki kazançlarının da olması halinde; bu mükellefler, senelere sari inşaat ve onarma ve geçici yetkili noter yardımcılığı işinden elde ettikleri kazançları dışında kalan kazançları için, geçici vergi ödemek zorundadırlar. Ayrıca, Gelir Vergisi Kanununun 18, mükerrer 18 ve mükerrer 20. maddeleri uyarınca, kazançtan vergiden müstesna tutulan mükellefler, bu kazançları nedeniyle geçici vergi ödemeyeceklerdir. Diğer taraftan; zirai kazanç, ücret, götürü usulde tespit edilen ticari ve mesleki kazanç, menkul ve gayrimenkul sermaye iradı ile sair kazanç ve irat elde edenler de geçici vergi ödemeyeceklerdir. ÖRNEK l: (A) Kollektif şirketinin 42. madde kapsamına giren senelere sari inşaat ve onarma işi yanında, diğer inşaat işi de bulunmakta ve şirket ayrıca, inşaat malzemesi alım ve satımı ile uğraşmaktadır. Bu Şirketin ortakları, 42. madde kapsamına giren senelere sari inşaat ve onarma işi dolayısıyla geçici vergi ödemeyecekler; ancak, diğer inşaat işi ile inşaat malzemesi alım ve satım işi dolayısıyla geçici vergi ödeyeceklerdir ÖRNEK 2: Senelere sari inşaat ve onarma işi ile uğraşan mükellef (B)'nin, işletmesine dahil bir iktisadi kıymeti satması halinde, bu mükellef, senelere sari inşaat ve onarma işi için geçici vergi ödemeyecek; ancak, işletmesine dahil iktisadi kıymet satışından elde ettiği kaznç için geçici vergi ödeyecektir. ÖRNEK 3: (A) İline bağlı (B) İlçesinde, Noter olmadığı için 1512 sayılı Noterlik Kanunu uyarınca, adliyede görevli yazı işleri müdürü, noter vekili olarak görevlendirilmiştir. Sözü edilen yazı işleri müdürünün bu faaliyeti, Gelir Vergisi Kanununun 65. maddesine göre, serbest meslek faaliyetidir. Bu faaliyetten elde edilen kazanç, gerçek usulde gelir vergisine tabi olmakla birlikte, noter vekili, bu faaliyetinden elde ettiği serbest meslek kazancı için geçici vergi ödemeyecektir. ÖRNEK 4: Mükellef (D)'nin ücret, Gelir Vergisi Kanununun 18. maddesi kapsamına giren telif kazancı ve yıllık beyanname ile beyanı gereken gayrimenkul sermaye iradı bulunmaktadır. Adı geçen mükellefin elde ettiği gelirler arasında gerçek usulde vergilendirilen ticari ve mesleki kazanç bulunmadığı için, bu mükellef, geçici vergi ödemeyecektir. 3. GEÇİCİ VERGİNİN HESAPLANMASI, BEYANI VE ÖDENMESİ : a) Yıllık Beyanname Üzerinden Geçici Verginin Hesaplanması ve Ödenmesi : Kazançları gerçek usulde tespit edilen ticaret ve serbest meslek erbabı, içinde bulundukları yılın mart ayında, bir önceki yıl için beyan ettikleri gelirleri üzerinde hesaplanan (mahsuplardan önceki) gelir vergisinin % 50'sini, geçici vergi olarak beyan edeceklerdir. Yıllık beyanname ile beyan edilen geçici vergi tutarı, vergi dairelerince, yıllık gelir vergisi ile birlikte tarh ve tahakkuk ettirilecektir. Mükellefler, adlarına tahakkuk ettirilen geçici verginin ilk taksidini yıllık beyannamenin verildiği mart ayı içinde, diğer taksitlerini ise geçici verginin tahakkuk ettirildiği mart ayını takip eden ayların 20. günü akşamına kadar olmak üzere, 12 eşit taksitte ödeyeceklerdir. Geçici verginin son taksitinin, tahakkukunun yapıldığı yılı takip eden yılın şubat ayının 20. günü akşamına kadar ödeneceği tabiidir. Diğer taraftan, yıllık beyanname ile beyan edilen geçici vergi, mükelleflerce taksitler halinde ödenebileceği gibi, defaten mart ayı içinde de ödenebilir. Ayrıca, taksitlerin vadesinden önce ve birkaç taksitin birlikte ödenmesi de mümkündür. Mükelleflerin yıllık beyannamelerinde, ticari ve mesleki kazançları veya bu kazançlarla birlikte diğer kazanç ve iratlarının da yer alması halinde, geçici vergi aşağıdaki açıklamalara göre hesaplanacaktır. aa) Yıllık Beyannamede Sadece Ticari ve Mesleki Kazancın Yer Alması Halinde, Geçici Verginin Hesaplanması : Yıllık beyanname ile ticari ve mesleki kazanç veya bunlardan birini beyan eden mükellefler, yıllık beyanname üzerinden hesaplanan (mahsuplardan önceki) gelir vergisinin % 50'sini, geçici vergi olarak beyan edeceklerdir. Öte yandan, mükelleflerin beyan ettikleri ticari ve mesleki kazançlarının, hayat standardı esasına göre tespit edilen kazançtan düşük olması halinde geçici vergi, hayat standardı esasına göre bulunan gelir vergisi üzerinden hesaplanacaktır. ab) Yıllık Beyannamede Ticari ve Mesleki Kazancın Yanında Diğer Kazanç ve İratların da Bulunması Halinde, Geçici Verginin Hesaplanması : Gerçek usulde vergilendirilen ticari ve mesleki kazançlar dışında kalan kazanç ve iratların da yıllık beyannameye dahil olması halinde; geçici vergi, yıllık beyanname üzerinden hesaplanan (mahsuplardan önceki) verginin, sadece ticari ve mesleki kazanca isabet eden kısmı üzerinden hesaplanacaktır. Bu durum da, gerçek usulde tespit edilen ticari ve mesleki kazanca isabet eden vergi; Ticari ve mesleki kazanç toplamı x hesaplanan gelir vergisi =Vergiye tabi gelir (matrah) formülü kullanılarak hesaplanacaktır. Mükellefin beyan ettiği ticari ve mesleki kazanç tutarının, hayat standardı esasına göre tespit edilen kazançtan düşük olması halinde, bu hesaplama, hayat standardı esasına göre tespit edilen kazanç üzerinden hesaplanan vergi esas alınarak yapılacaktır. Gelir Vergisi Kanununun geçici 32. maddesine göre, zarar mahsubu ve indirimlerin yapılabilmesi, hayat standardı esasına göre tespit edilen ticari ve mesleki kazancın üstünde ticari ve mesleki kazanç beyan edilmesi veya bu beyannameye diğer kazanç ve iratların da dahil olması halinde mümkün bulunmaktadır. Buna göre, beyan edilen ticari ve mesleki kazarıcın hayat standardı esasına göre tespit edilen tutarı aşan kısmı ile beyan edilen diğer kazanç ve iratların toplamı, zarar mahsubu ve indirimlere esas tutar olarak nazara alınacaktır. Bu durumda; i) Yıllık heyannamede ticari ve mesleki kazancın yanında diğer kazanç ve iratların da bulunması ve ticari ve mesleki kazancın hayat standardı esasına göre tespit edilen kazançtan düşük olması halinde, ticari ve mesleki kazanç tutarı olarak, hayat standardı esasına göre bulunan kazanç tutarı, yukarıdaki formülde yerine konulmak suretiyle geçici vergi matrahı hesaplanacaktır. ÖRNEK: Kalkınmada öncelikli olmayan bir yörede, ticari kazancı bilanço esasına göre tespit edilen mükellef (A)'nın, 1988 yılına ilişkin olup 1989 yılı Mart ayında verdiği yıllık gelir vergisi beyannamesinde yer alan gelirleri aşağıdaki gibidir. (Bu mükellefin hayat standardı göstergeleri bulunmadığından, hayat standardı esasına göre kazancının tespitinde, temel gösterge tutarı dikkate alınacaktır.) Beyan edilen ticari kazancın safi tutarı 4.000.000.-TL. Temel ve hayat standardı göstergeler toplamı 5.000.000.-TL. Ticari kazançtan zarar mahsubu ve indirimlere esas tutar Yok Beyan edilen gayrimenkul sermaye iradının safi tutarı 3.500.000.-TL. Zarar mahsubu ve indirimlere esas kazanç ve iratlar tutarı 3.500.000.-TL. Mahsup edilecek indirimler ve geçmiş yıl zararları toplamı 2.000.000.-TL. Bağış ve yardım 400·000.-TL. 1987 yılı zararı 1.600.000.-TL. Mahsup sonrası kalan tutar 1.500.000.TL. (3.500.000 - 2.000.000=) Temel ve hayat standardı göstergeler toplamı 5.000.000.-TL. Vergiye tabi gelir (matrah) 6.500.000.-TL. (5.000.000.+ 1.500.000=) Hesaplanan gelir vergisi 1.700.000.-TL. Mahsup edilecek tutar 950.000.-TL. Dahili tevkifat 250.000.-TL. Tevkif yoluyla ödenen gelir vergisi 700.000.-TL Ödenecek gelir vergisi 750.000.-TL. Geçici Verginin Hesabı : Hesaplanan gelir vergisinin ticari kazanca isabet eden kısmı (geçici vergi matrahı)= Ticari kazanç x hesaplanan gelir vergisi = Vergiye tabi gelir (matrah) 5.000.000 x 1.700.000 = 1.307.692.-TL. 6.500.000 Beyan edilecek geçici vergi tutarı 653.846.-TL. (1.307.692 x % 50=) Geçici verginin aylık taksit tutarı 54.487.-TL. (653.846/12=) ii) Yıllık beyannamede ticari ve mesleki kazancın yanında, diğer kazanç ve iratların da bulunması; beyan edilen ticari ve mesleki kazancın hayat standardı esasına göre tespit edilen kazanç tutarından yüksek olması ve yıllık beyannamede gelirden indirilecek cari ve geçmiş yıl zararları ile şahıs sigorta primleri, bağış ve yardımın bulunmaması halinde, ticari ve mesleki kazanç tutarı olarak, beyan edilen kazanç tutarları dikkate alınacaktır. Bu tutar, yukarıdaki formülde yerine konulmak suretiyle geçici vergi matrahı hesaplanacaktır. ÖRNEK : İkinci derecede kalkınmada öncelikli bir ilde, avukat olarak serbest meslek faaliyetinde bulunan mükellef (E)'nin, 1988 yılına ait olup 1989 yılı Mart ayında verdiği yıllık gelir vergisi beyannamesinde yer alan bilgiler aşağıdaki gibidir. Bu mükellefin 2000 cc motor silindir hacminde bir özel binek otomobili bulunmaktadır. Beyan edilen mesleki kazancın safi tutarı 9.000.000.-TL. Temel ve hayat standardı göstergeler toplamı 4.350.000.-TL. - Temel gösterge tutarı 3.000.000.-TL. _ Otomobil için hayat standardı gösterge tutarı 1.350.000.-TL. Mesleki kazançtan zarar mahsubu ve indirimlere esas tutar 4.650.000.-TL. (9.000.000 - 4.350.000 =) Beyan edilen gayrimenkul sermaye iradının safi tutarı 3.000.000.-TL. Zarar mahsubu ve indirimlere esas kazanç ve iratlar tutarı 7.650.000.-TL. (4.650.000 + 3.000.000=) Temel ve hayat standardı göstergeler toplamı 4.350.000.-TL. Vergiye tabi gelir (matrah) 12.000.000.-TL. (7.650.000.+ 4.350.000=) Hesaplanan gelir vergisi 3.450.000.-TL. Mahsup edilecek tutar 1.750.000.-TL. Dahili tevkifat 1.350.000.-TL. Tevkif yoluyla ödenen gelir vergisi 400.000.-TL. Ödenecek gelir vergisi 1.700.000.-TL. (3.450.000 - 1.750.000=) Geçici Verginin Hesabı : Hesaplanan gelir vergisinin mesleki kazanca isabet eden kısmı (geçici vergi matrahı)= Mesleki kazanç x hesaplanan gelir vergisi = Vergiye tabi gelir (matrah) 9.000.000 x 3.450.000 = 2.587.500.-TL. 12.000.000 Beyan edilecek geçici vergi tutarı 1.293.750.-TL. (2.587.500 x % 50=) Geçici verginin aylık taksit tutarı 107.812.-TL. (1.293.500/12=) iii) Yıllık beyannamede ticari ve mesleki kazancın yanında, diğer kazanç ve iratların da bulunması; beyan edilen ticari ve mesleki kazancın hayat standardı esasına göre tespit edilen kazanç tutarından yüksek olması ve gelirden indirilecek zararlar ile şahıs sigorta primleri, bağış ve yardımın bulunması halinde, geçici verginin hesaplanmasına esas ticari ve mesleki kazanç tutarı şu şekilde hesaplanacaktır. Öncelikle mahsup sonrası kalan tutarın, ticari ve mesleki kazanca isabet eden kısmı bulunacaktır. Bunun için de, "ticari ve mesleki kazançlardan zarar ve indirimlere esas tutar" ile mahsup sonrası kalan tutar çarpılacak ve bu tutar, zarar ve indirimlere, esas kazaç ve iratlar tutarına bölünecektir. Bu işlem sonunda bulunan tutar, temel ve hayat standardı göstergeler toplamına eklenerek, vergiye tabi gelir içindeki, ticari ve mesleki kazancın tutarı hesaplanacaktır. Bu tutar, yukarıdaki formülde yerine konulmak suretiyle, geçici vergi matrahı hesaplanacaktır. ÖRNEK : Kalkınmada öncelikli olmayan bir yörede, ticari kazancı işletme hesabı esasına göre tespit edilen mükellef (B)'nin, 1988 yılına ilişkin olup 1989 yılı Mart ayında verdiği yıllık gelir vergisi beyannamesinde yer alan gelirler aşağıdaki gibidir. (Bu mükellefin hayat standardı göstergeleri bulunmadığından, hayat standardı esasına göre ticari kazancın tespitinde, temel gösterge tutarı dikkate alınacaktır.) Beyan edilen ticari kazancın safi tutarı 6.000.000.-TL. Temel ve hayat standardı göstergeler toplamı 2.800.000.-TL. Ticari kazançtan zarar mahsubu ve indirimlere esas tutar 3.200.000.-TL. (6.000.000 - 2.800.000=) Sair kazanç ve irat 1.000.000.-TL. Zarar mahsubu ve indirimlere esas tutar 4.200.000.-TL. (3.200.000 + 1.000.000=) Mahsup edilecek indirimler ve geçmiş yıl zararları toplamı 2.000.000.-TL. Bağış ve yardım 800·000.-TL. 1987 yılı zararı 1.200.000.-TL. Mahsup sonrası kalan tutar 2.200.000.TL. (4.200.000 - 2.000.000=) Temel ve hayat standardı göstergeler toplamı 2.800.000.-TL. Vergiye tabi gelir (matrah) 5.000.000.-TL. (2.200.000.+ 2.800.000=) Hesaplanan gelir vergisi 1.250.000.-TL. Mahsup edilecek dahili tevkifat 450.000.-TL. Ödenecek gelir vergisi 800.000.-TL. (1.250.000 - 450.000=) Geçici Verginin Hesabı : Bu örnekte, öncelikle vergiye tabi gelir (matrah) içindeki ticari kazanç tutarı hesaplanacaktır. Bunun için de mahsup sonrası kalan 2.200.000 lira içindeki ticari kazanca isabet eden tutar bulunacaktır. Bu miktar (3.200.000.-TL. ticari kazançtan zarar mahsubu ve indirimlere esas olacak tutar x 2.200.000.-TL. mahsup sonrası kalan tutar / 4.200.000.-TL. zarar mahsubu ve indirimlere esas tutar=) 1.676.190 lira olup,temel ve hayat standardı göstergelerl toplamı olan 2.800.000 liraya eklenerek vergiye tabi gelir içindeki ticari kazancın tutarı (2.800.000.-TL. temel ve hayat standardı göstergeleri toplamı + 1.676.190.-TL.=) 4.476.190 lira olarak hesaplanacaktır. Buna göre, hesaplanan gelir vergisinin ticari kazanca isabet eden kısmı (geçici vergi matrahı)= Ticari kazanç x hesaplanan gelir vergisi = Vergiye tabi gelir (matrah) 4.476.190 x 1.250.000 = 1.119.047.-TL. 5.000.000 Beyan edilecek geçici vergi tutarı 559.523.-TL. (1.119.047 x % 50=) Geçici verginin aylık taksit tutarı 46.626.-TL. (559.523/12=) iv) Yıllık beyannamede ticari ve mesleki kazancın yanında diğer kazanç ve iratların da bulunması ve beyan edilen ticari veya mesleki kazançtan herhangi birinin hayat standardı esasına göre bulunan kazançtan yüksek, diğerinin hayat standardı esasına göre bulunan kazançtan düşük olması halinde, yukarıda (iii) bölümünde belirtilen esaslara göre, vergiye tabi gelir (matrah) içindeki ticari ve mesleki kazanç tutarı bulunacaktır. Bulunan bu tutarın hesaplanan vergi içindeki payı (geçici vergi matrahı) yukarıdaki formüle göre hesaplanacaktır. b) Aile Reisi Beyanlarında Geçici Verginin Hesaplanması, Beyanı ve Ödenmesi : Gelir Vergisi Kanununun 93. maddesine göre, eşlerin ve velayet altındaki küçük çocukların gelirleri, bu maddede yer alan esaslar uyarınca, aile reisi beyanına dahil edilmekte ve yıllık gelir vergisi, aile reisi adına tarh edilmektedir. Aile reisi beyanına ilişkin usul ve esaslar, geçici verginin tarh, tahakkuk ve ödenmesi bakımından da aynen uygulanacaktır. Bu nedenle, aile reisi beyanına dahil olan aile reisinin kendisine, eşine ve küçük çocuklarına ait gerçek usulde tespit edilen ticari ve mesleki kazançlar üzerinden, yukarıda (3/a bölümünde) yer alan esaslara göre, geçici vergi hesaplanacak ve aynı esaslar dahilinde ödenecektir. Ancak, aile reisi beyanına dahil ticari ve mesleki kazancı olan eşlerin, aile reisi adına tarh edilen geçici verginin ödenmesinden, ayrıca sorumlu olacakları tabiidir. c) Yeni işe Başlayan Mükelleflerde Geçici Verginin Hesaplanması ve Ödenmesi : Yeni işe başlayan mükelleflerde geçici verginin hesaplanması ve ödenmesi daha önce yayımlanan 154 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde açıklandığı üzere, aşağıdaki şekilde yapılacaktır. Takvim yılı içinde işe başlayan mükelleflerde geçici vergi, bir önceki yıl gelirleri (içinde bulunulan yılın mart ayında beyan olunan gelirler) için uygulanan ve mükellefin durumuna uyan hayat standardı temel gösterge tutarı esas alınarak hesaplanacaktır. Gelir Vergisi Kanununa 3505 sayılı Kanunla eklenen geçici 32. madde uyarınca, yeni işe başlayan mükelleflerde, hayat standardı temel gösterge tutarı, mükellefin durumuna uyan temel gösterge tutarının yarısı olarak esas alınacaktır. Buna göre, yeni işe başlayan mükelleflerde geçici vergi, bir önceki yıl gelirleri (işe başlanılan yılın mart ayında beyan olunan gelirler) için uygulnan ve mükellefin durumuna uyan hayat standardı temel gösterge tutarının yarısı üzerinden hesaplanan gelir vergisinin % 50'si olarak hesaplanacaktır. Bu tutarın 1/12'sinin, işe başlanılan ay hariç olmak üzere, işe başlanılan ayı takip eden yılın mart ayına kadar olan ay sayısı ile çarpılması suretiyle, ödenecek geçici vergi tutarı hesaplanacaktır. Bu şekilde hesaplanan geçici vergi tutarı, mükellefin işe başladığı ayı takip eden ayın 20. günü akşamına kadar tarh ve tahakkuk ettirilecektir. Tarh ve tahakkuk ettirilen geçici verginin ilk taksidi işe başlanılan ayı takip eden ayın, diğer taksitleri ise takip eden yılın mart ayına kadar olan ayların 20. günü akşamına kadar eşit taksitler halinde ödenecektir. Yeni işe başlayan mükelleflerde geçici vergi, birinci taksit süresi içinde defaten ödenebileceği gibi, bir kaç taksitinin vadesinden evvel topluca ödenmesi de mümkün bulunmaktadır. Yeni işe başlayan mükellefler, yeni işe başladıkları yıla ait geçici vergi beyanını ekli örneğe uygun "Yeni İşe Başlayan ve Kazancı Gerçek Usulde Tespit Edilen Ticaret ve Serbest Meslek Erbabına Ait Geçici Vergi Bildirimi" ile yapacaklardır. Bu bildirim, mükelleflerce "İşe Başlama/Bırakma Bildirimi" ile birlikte bağlı oldukları vergi dairesine verilecektir. ÖRNEK 1: Kalkınmada öncelikli yöreler dışında kalan bir yerde, kazancı gerçek usulde ve ikinci sınıf defter tutmak suretiyle tespit edilen mükellef (A), 16.9.1988 tarihinde işe başlamıştır. Bu mükellefin, 1988 yılına ait olup, 1989 yılı Mart ayında verdiği yıllık gelir vergisi beyannamesinde yer alan ticari kazancının safi tutarı 4.150.000 liradır. Bu mükellefin vergiye tabi ve beyanı gereken başkaca kazanç ve iradı bulunmamaktadır. Bu mükellefin, 1.1.1989 tarihinden itibaren ödeyeceği geçici vergi tutarı, aşağıda açıklanmıştır. Bu mükellefen, 1989 yılı Ocak ve Şubat aylarında ödeyeceği geçici vergi tutarı : 1987 yılı gelirlerine uygulanan ve mükellefin durumuna uyan hayat standardı temel gösterge tutarının (1.575.000 liranın) yarısı 787.500 liradır. Buna göre, mükellefin geçici vergisi şu şekilde hesaplanmıştır. 1987 yılına ilişkin olup 1988 yılı Mart ayında verilen gelir vergisi beyannamesi ile beyan olunan gelirlerle ilgili olarak 2. sınıf tacirler için uygulanan temel gösterge tutarı 1.575.000.-TL. Bu temel gösterge tutarının yarısı 787.500.-TL. (1.575.000/2=) Bu tutarın gelir vergisi 196.875.-TL. (787.500 x % 25=) 1989 yılı Ocak ayına ait geçici vergi tutarı 16.406.-TL. (196.875/12=) 1989 yılı Şubat ayına ait geçici vergi tutarı 16.406.-TL. (196.875/12=) (Bu geçici vergi tutarları süresi içinde beyan edilerek ödenmiştir.) Bu mükellefin, 1989 yı1ı Mart ayında verdiği yıllık gelir vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan geçici vergi tutarı: (Mükellefin hayat standardı göstergeleri bulunmamaktadır.) Beyan edilen ticari kazancın safi tutarı 4.150.000.-TL. Mükellefin durumuna uyan temel gösterge tutarı 2.800.000.-TL. Vergiye tabi gelir (matrah) 4.150.000.-TL. Hesaplanan gelir vergisi 1.037.500.-TL. Mahsup edilecek dahili tevkifat 450.000.-TL. Ödenecek gelir vergisi 587.500.-TL. (1.037.500 - 450.000 =) Geçici vergi 518.750.-TL. (1.037.500 x %50) Örnekten de görüleceği üzere, bu mükellefin işe,başladığı 1988 yılına ait ticari kazanç beyanı, hayat standardı esasına göre tespit edilen kazançtan yüksek olduğu için, bu mükellef kendi beyanı üzerinden hesaplanan verginin % 50'sini, geçici vergi olarak ödeyecektir. ÖRNEK 2: Kalkınmada öncelikli yöreler dışında kalan bir yörede ticari kazancı gerçek usulde ve ikinci sınıf defter tutmak suretiyle tespit edilecek olan mükellef (B), 17.10.1989 tarihinden itiharen işe başlayacağını bağlı olduğu vergi dairesine bildirmiştir. 1988 yılında elde edilip, 1989 yılı Mart ayında beyan olunacak gelirlere uygulanan ve mükellefin durumuna uyan hayat standardı temel gösterge tutarı, 2.800.000 liradır. Bu mükellefin, geçici vergisinin hesabı aşağıda gösterilmiştir. Mükellefin durumuna uyan hayat standardı temel gösterge tutarı 2.800.000.-TL. Geçici vergiye esas alınacak temel gösterge tutarının yarısı 1.400.000.-TL. (2.800.000 / 2=) Temel gösterge tutarının yarısının gelir vergisi 350.000.-TL. (1.400.000 x % 25=) İşe başlanılan ayı takip eden aydan müteakip yılın mart ayına kadar olan ay sayısı 4 (1989 yılı Kasım, Aralık, 1990 yılı Ocak ve Şubat ayları) Geçici vergi matrahı 116.666.-TL. (350.000 / 12 x 4=) Tahakkuk eden geçici vergi tutarı 58.333.-TL. (116.666 x % 50=) Geçici verginin aylık tutarı 14.583.-TL. (58.333 / 4=) Bu geçici vergi, 1990 yılının Mart ayına kadar olan her ayın 20. günü akşamına kadar olmak üzere 4 eşit taksitte ödenebileceği gibi, defaten de ödenebilecektir. Diğer taraftan, terk ettikleri faaliyetlerine yeniden başlayan mükellefler, geçici vergi uygulaması yönünden yeni işe başlayan mükellefler gibi kabul edilmeyecek ve yeni işe başlayan mükelleflere uygulanan esaslar, bu mükelleflere uygulanmayacaktır. Kazançları Götürü Usulde Tespit Edilirken, Gerçek Usule Geçen Mükelleflerde Geçici Vergi Uygulaması: Götürü usulde vergilendirilmekte iken, götürü usule tabi olmanın şartlarını kaybetmek suretiyle veya kendi istekleri ile gerçek usule geçen mükellefler, mükellefiyetlerinin gerçek usulde tesis edildiği tarih itibariyle, yeni işe başlayan mükellef olarak kabul edilecekler ve ilk defa yıllık gelir vergisi beyannamesi verecekleri mart ayına kadar, yukarıda yapılan açıklamalara göre geçici vergi ödeyeceklerdir. d) İşi Bırakan Mükelleflerde Geçici Verginin Hesaplanması ve Ödenmesi: Takvim yılı içinde işi bırakan mükellefler, adlarına tarh ve tahakkuk eden geçici verginin, işin bırakıldığı ayı takip eden aylara ilişkin taksitlerini ödemeyeceklerdir. Bu mükellefler, geçici verginin tahakkukunun yapıldığı aydan, işin bırakıldığı aya kadar olan (işin bırakıldığı ay dahil) taksitlerini ödeyeceklerdir. Ancak, işin bırakıldığı ayı takip eden aylara ait geçici vergi taksit tutarları toplamı, terkin. edilecektir. Terkin edilecek olan geçici vergi taksit tııtarları, mükelleflerce daha önce ödenmiş ise, bu kısma ait daha önce tahsil edilen geçici vergi taksit tutarları, mükelleflerin vergi borçlarına mahsup edilecek, vergi borçlarının bulunmaması halinde ise, kendilerine iade edilecektir. ÖRNEK : Ticari kazancı gerçek usulde tespit edilen mükellef (A) adına, 1988 takvim yılına ilişkin olarak 1989 Mart ayında verdiği yıllık gelir vergisi beyannamesi üzerinden, vergi dairesince 1989 yılına ilişkin olarak 1.230.000 lira geçici vergi tahakkuk ettirilmiştir. Mükellef, söz konusu faaliyetini 15.6.1989 tarihinde terk etmiş ve mükellefiyet kaydı silinmiştir. Bu mükellefin, 1989 yılına ilişkin olarak ödeyeceği geçici verginin hesaplanış şekli aşağıda açıklanmıştır. Tahakkuk ettirilen geçici verginin yıllık tutarı 1.230.000.-TL. Geçici verginin aylık taksit tutarı 102.500.-TL. (1.230.000 / 12=) İşin bırakıldığı aya kadar (bu ay dahil) olan ay sayısı 4 (1989 yılı Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran ayları) İşin bırakıldığı aya kadar (bu ay dahil) ödenecek geçici vergi tutarı 410.000.-TL. (102.500 x 4=) Terkin edilecek geçici vergi tutarı 820.000.-TL. (1.230.000 - 410.000=) Yukarıdaki örnekten de görüleceği üzere, bu mükellef, 1989 yılı Mart ayında adına tahakkuk ettirilen geçici verginin, işin bırakıldığı 1989 yılı Haziran ayına kadar (bu ay dahil) olan Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran ayları için toplam (102.500 x 4=) 410.000 lira tutarındaki geçici vergiyi ödeyecek, işin bırakıldığıı ayı takip eden 1989 yılı Temmuz ayından 1990 yılı Mart ayına kadar olan 8 aya ait toplam (102.500 x 8=) 820.000 lira tutarındaki geçici vergi taksitlerini ödemeyecektir. Mükellefce ödenmeyecek olan bu tutar, vergi dairesince terkin edilecektir. Öte yandan, ticari ve mesleki faaliyetinden dolayı gerçek usulde vergilendirilmekte iken, bu faaliyetlerinden herhangi birini yıl içinde terk eden mükelleflerin, cari yıl içinde verdikleri yıllık beyanname üzerinden hesaplanan geçici verginin, terk edilen faaliyete ait tutarının, işin bırakıldığı ayı takip eden aylara ait kısmı da terkin edilecektir. e) Aile Reisi Beyanına Dahil Edilecek Ticari ve Mesleki Kazançları Olan Aile Reisi, Eş ve Küçük Çocukların Kazançları İle İlgili Faaliyetlerine Yıl İçinde Başlamaları veya Bırakmaları : Aile reisinin beyanına dahil edilecek ticari ve mesleki kazancı olan aile reisinin kendisinin, eşinin ve küçük çocuklarının, bu kazançları ile ilgili faaliyetlerine yıl içinde başlamaları veya terk etmeleri halinde, bu mükellefler hakkında da yukarıda (3/c ve 3/d bölümlerinde) yer alan açıklamalara göre, geçici vergi hesaplanacaktır. Ancak, yeni işe başlayan mükelleflerde, (3/c) bölümünde yapılan açıklamalara göre hesaplanan geçici vergi, aile reisi adına tarh ve tahakkuk ettirilmekle birlikte, mart ayında verilen aile reisi beyanına dahil edilen gelirlerle ilgilendirilmeyecektir. ÖRNEK : Aile reisi (A), ticari faaliyeti nedeniyle öteden beri gerçek usulde vergilendirilmektedir. Eş (B)'nin ise daha önce vergiye tabi bir faaliyeti bulunmamaktadır. Aile reisi (A) adına, 1988 yılına ilişkin olarak 1989 yılı Mart ayında verdiği yıllık beyanname üzerinden geçici vergi tarh ve tahakkuku yapılmıştır. EŞ (B) ise, 10.8.1989 tarihinde, kalkınmada öncelikli yöreler dışında kalan bir ilde ikinci sınıf defter tutmak suretiyle gerçek usulde tespit edilecek bir ticari faaliyete başlayacağını, bağlı olduğu vergi dairesine bildirmiştir. 1988 yılı gelirlerine uygulanan ve eş (B)'nin durumuna uyan hayat standardı temel gösterge tutarı 2.800.000 liradır. Buna göre, eş (B)'nin geçici vergisi aşağıdaki şekilde hesaplanacaktır. Eş (B)'nin durumuna uyan hayat standardı temel gösterge tutarı 2.800.000.-TL. Geçici vergiye esas alınacak temel gösterge tutarının yarısı 1.400.000.-TL. (2.800.000 / 2 =) Temel gösterge tutarının yarısının gelir vergisi 350.000.-TL. (1.400.000 x % 25=) Yıllık geçici vergi tutarı 175.000.-TL. (350.000 x % 50=) Geçici verginin aylık tutarı 14.583.-TL. (175.000 / 12=) İşe Başlanılan ayı takip eden Eylül 1989 ayından 1990 yılının Mart ayına kadar olan geçici vergi tutarı (Eylül, Ekim, Kasım, Aralık 1989 ve Ocak, Şubat 1990) 87.498.-TL. (14.583 x 6 =) Yukarıdaki örnekte yer alan geçici vergi tutarı, yeni işe başlayan eş (B) için, aile reisi (A) adına tahakkuk ettirilecektir. Aile reisi (A), 1988 yılına ilişkin olarak 1989 yılı Mart ayında yıllık gelir vergisi beyannamesi vermek suretiyle, aile reisi mükellefiyetiyle ilgili ödevini yerine getirmiştir. Bu nedenle, eş (B) için tahakkuk ettirilen geçici vergi, aile reisi adına tahakkuk ettirilmekle birlikte, aile reisi beyanı ile (1988 yılına ait olup, 1989 yılı Mart ayında verilen yıllık gelir vergisi beyannamesinde yer alan gelirlerle) ilgilendirilmeyecektir. 4. TİCARİ VE MESLEKİ KAZANÇLAR ÜZERİNDEN YIL İÇİNDE YAPILAN GELİR VERGİSİ TEVKİFATININ, GEÇİCİ VERGİ TAKSİT TUTARLARINDAN İNDİRİLMESİ : Daha önce yayımlanan 154 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde de açıklandığı üzere; gerçek usulde tespit edilen ticari ve mesleki kazançlar üzerinden cari yıl içinde yapılan vergi tevkifatı, mükelleflerce belgelendirilmek kaydıyla ödenecek geçici vergi tutarından, tevkif yoluyla ödenen vergi tutarı terkin edilmek suretiyle indirilecektir. Bu terkin işleminin yapılabilmesi için, tevkif suretiyle kesilen verginin, geçici,vergiye esas olan ticari ve mesleki kazanca ait olması, niteliği aşağıda belirtilen belgeyle belgelendirilmesi ve bu işlem için mükelleflerce yazılı talepte bulunulması gerekmektedir. Bu şartları haiz vergi tevkifatı tutarı, geçici vergi tutarından terkin edilmek suretiyle düşülecektir. Geçici verginin terkin edilen tutarı, ödenmemiş geçici vergi taksitleri ile ilgilendirilecektir. Diğer bir ifade ile ibraz edilen gelir vergisi tevkifatına ait belge, ibraz edildiği tarihten sonra ödenecek geçici vergi taksit tutarlarından, terkin edilmek suretiyle mahsup edilecektir. Bu şekilde geçici verginin, ibraz edilen tevkifat belgesinde yazılı tutarı kadar olan kısmı, mükelleflerce ödenmeyecektir. Öte yandan, sözü edilen Tebliğde, gelir vergisi tevkifatının, mükellefin kendisine yapılan ödemelerden gelir vergisi tevkifatı yapan kişiden alınacak tarih, imza ve kaşe veya mühür taşıyan bir belge ile tevsikinin gerektiği belirtilmişti. Ancak, mükelleflere bir taksit dönemi içinde birden fazla vergi sorumlusu tarafından ödemede bulunulması halinde, bu vergi sorumluları tarafından yapılan tevkifatın; vergi sorumlusunun adı, soyadı ve varsa ünvanı, bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası ile yapılan ödemenin nev'i, tutarı ve tevkif edilen gelir vergisini gösterir; mükellef tarafından düzenlenecek bir liste ile belgelendirilmesi mümkün olabilecektir. Ayrıca, bir taksit döneminde, sadece bir vergi sorumlusu tarafından vergi tevkifatı yapılması halinde, söz konusu vergi tevkifatı, mükellef tarafından düzenlenmiş fatura veya serbest meslek makbuzunun fotokopisi ile de belgelendirilebilecektir. Diğer taraftan, öteden beri mükellef olanlar tarafından, cari yılın ocak ve şubat aylarında yapılan vergi tevkifatına ait belgenin, mart ayından önceki bir tarihte ibraz edilmesi halinde, bu belgede yazılı vergi tevkifatı tutarları, ocak ve şubat aylarında ödenecek geçici vergi taksitleri ile ilgilendirilmeyecek, mart ayında tahakkuk ettirilecek geçici vergi taksitleri ile ilgilendirilecektir. Zira, ocak ve şubat aylarında ödenecek geçici vergi taksitleri, cari yıla ilişkin olmayıp, bir önceki yıla ilişkin bulunmaktadır. Bu nedenle, söz konusu aylarda yapılan vergi tevkifatının, bu yıla ilişkin olarak tahakkuk edecek geçici vergi ile ilgilendirilmesi gerekir. Ancak, ocak ayında yeni işe başlayan mükelleflerde, ocak ve şubat aylarında tevkif yoluyla ödenen vergilerin, şubat ve müteakip aylarda ödenecek olan geçici vergi taksitlerinden mahsup edilebileceği tabiidir. 5. GEÇİCİ VERGİNİN MAHSUBU : Mükellefler tarafından bir önceki yılın gelirleri ile ilgili olarak verilen yıllık gelir vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan gelir vergisinden, beyan edilen gelirin ilgili bulunduğu bu yıla ilişkin olarak tahakkuk eden geçici vergi mahsup edilecektir. Yıllık beyannamenin ait olduğu yıla ilişkin geçici vergi tutarının, beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden, fazla olması halinde, bu geçici vergi tutarı, aşağıda yapılan açıklamalara göre, yıllık beyannamenin verildiği yıla ilişkin geçici vergiden mahsup edilecektir. Ancak, yıllık beyannamenin ait olduğu yıla ilişkin geçici vergiye ait tahakkuk tutarının, beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden ve müteakip yıla ait geçici vergiden tazla olması halinde, fazla kısma ilişkin geçici vergi, ödenmemiş olmak kaydıyla, terkin edilecek ve bu tutar, diğer vergi borçlarından mahsup edilmeyecektir. Yıllık beyannamenin ait olduğu yıla ilişkin tahakkuk eden geçici vergi, beyanname üzerinden hesaplanan vergiden ve cari yıla ait geçici vergiden fazla ise ve fazla kısmın, kısmen ödenmiş, kısmen de ödenmemiş olması halinde, geçici verginin ödenmemiş kısmı, yine terkin edilecektir. Geçici verginin terkin edilen kısmına, vade tarihi dikkate alınarak, terkin edildiği Mart ayına kadar gecikme zammının uygulanacağı tabiidir. Öte yandan, geçici verginin ödenen tutarının, geçici verginin ait olduğu yıla ilişkin olarak verilen beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisi ile cari yıla ait geçici vergi tutarından fazla olması halinde; bu tutar, mükellefin diğer vergi borçlarına mahsup edilecektir. Bu mahsuba rağmen arta kalan bir miktarın bulunması halinde, kalan kısım mükellefin o yılın sonuna kadar yazılı olarak başvurması kaydıyla kendisine nakten iade edilecektir. ÖRNEK 1 : Kazancı gerçek usulde tespit edilen serbest meslek erbabı (A)'nın, 1989 yılına ilişkin olarak 1990 yılı Mart ayında verdiği yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisi 5.500.000 liradır. Bu mükellefin 1989 yılına ilişkin olarak 1989 yılı Mart ayında adına tahakkuk eden geçici vergi tutarı ise, 4.500.000 lira olup, bu miktarın tamamı vade tarihlerinde ödenmiştir. Buna göre, bu mükellefin, 1989 yılı gelirlerine ilişkin olarak 1990 yılı Mart ayında verdiği yıllık beyanname üzerinden hesaplanan 5.500.000 lira tutarındaki gelir vergisinden, geçici vergi tutarı düşülecek ve kalan (5.500.000 - 4.500.000=) 1.000.000 lira, 1990 yılı Mart, Haziran ve Eylül aylarında olmak üzere, üç eşit taksitte ödenecektir. ÖRNEK 2 : Örnek (1)'de yer alan mükellefin, 1989 yılına ait 4.500.000 lira tutarındaki geçici vergisinin 2.500.000 lirasının ödenmiş, 2.000.000 liralık kısmının da ödenmemiş olduğunu farz edersek, durum aşağıdaki gibi gelişecektir. Bu mükellef de 1989 yılına ait 1990 yılı Mart ayında verdiği beyanname üzerinden hesaplanan 5.500.000 lira tutarındaki gelir vergisinden, 1989 yılı Mart ayında adına tahakkuk eden 4.500.000 lira tutarındaki geçici vergiyi mahsup edecek ve kalan 1.000.000 lira tutarındaki gelir vergisini de yine üç eşit taksitte ödeyecektir. Ayrıca, bu mükellef için 1989 yılı Mart ayında adına tahakkuk eden geçici verginin 2.000.000 lira tutarındaki ödenmemiş taksitlerinin, gecikme zammı da uygulanmak suretiyle takip ve tahsiline devam edilecektir. 6. 1988 VE ÖNCEKİ YILLARA AİT DAHİLİ TEVKİFATIN MAHSUBU : 3505 sayılı Kanunda yer alan ve Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 33. maddenin (c) fıkrası ile 1988 ve önceki yıllara ait olup, mahsubu yapılamayan dahili tevkifat tutarının, mahsubunun ne şekilde yapılacağı hükme bağlanmıştır. Bu hükme göre, 1988 ve önceki yıllara ait olup, 31.12.1988 tarihine kadar mahsubu yapılamayan dahili tevkifat tutarları, öncelikle 1988 yılına ait olup 1989 yılı Mart ayında verilen beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilecektir. Bu mahsuba rağmen, arta kalan bir dahili tevkifat tutarının olması halinde bu tutar, 1989 yılı için hesaplanan geçici vergiden mahsup edilecektir. Bu mahsuplar sonunda. mahsup fazlası bir dahili tevkifat tutarının kalması halinde ise bu tutar, ödenmiş olması kaydıyla, diğer vergi borçlarından mahsup edilecektir. Buna rağmen geriye bir miktarın kalması halinde ise bu miktar, yukarıda (5. Bölümde) yapılan açıklamalara göre, mükellefin 31.12.1989 tarihine kadar başvurması halinde, kendisine iade edilecektir. Dahili tevkifatın, 1988 yılına ait gelir vergisi ve 1989 yılına ait geçici vergiden mahsup edilmesine rağmen arta kalan bir tutarının bulunması ve bu tutarın ödenmemiş olması halinde, bu tutar, terkin edilecektir. Ancak, terkin edilen dahili tevkifat kısmına, terkin işleminin yapılacağı 1989 yılı Mart ayına kadar gecikme zammı uygulanacaktır. 1989 yılı Mart ayından sonra, mükellefler hakkında 1988 ve önceki yıllarla ilgili olarak, dahili tevkifata ilişkin ikmalen veya resen bir tarhiyat yapılması halinde, ikmalen ve re'sen tarh olunacak dahili tevkifat tutarlarının, mahsubunun yapılacağı Mart ayına kadarki dönemler için hesaplanacak gecikme faizi ile cezalarının aranılacağı tabiidir. Öte yandan, 1988 ve önceki yıllarla ilgili olarak ikmalen ve re'sen tarh olunan dahili tevkifat tutarlarının terkin edilebilmesi için; dahili tevkifatın ilgili bulunduğu gelir vergisinin, varsa bu vergiye bağlı ceza ve gecikme faizlerinin ve söz konusu dahili tevkifata ait ceza ve faizlerin ödenmiş olması şarttır. Tebliğ olunur. EK 1: YENİ İŞE BAŞLAYAN VE KAZANCI GERÇEK USULDE TESPİT EDİLEN TİCARET VE SERBEST MESLEK ERBABINA AİT GEÇİCİ VERGİ BİLDİRİMİ

Kaynak: resmî yayım

Kendi olayınıza uyar mı?

Sorun; cevabın altında hangi maddeye ve hangi belgeye dayandığı yazar. İlk 25 soru ücretsiz.

Ücretsiz sor